Ceza Alan Aday Memurun İşten Atılması Kalkıyor

Ceza Alan Aday Memurun İşten Atılması Kalkıyor

Dört Yıllık Bölümden İkinci Yılda İlişik Kesenlerin Alanı Yok

Dört Yıllık Bölümden İkinci Yılda İlişik Kesenlerin Alanı Yok

Askere Gidenler Kpss Tercihi Yapacak Mı

Askere Gidenler Kpss Tercihi Yapacak Mı

2014 KPSS  Lisans Giriş Yerleri Belli Oldu

2014 KPSS Lisans Giriş Yerleri Belli Oldu

Sağlıkta Tayin Sınırlaması Nedir?

Sağlıkta Tayin Sınırlaması Nedir?

2013 İnfaz Koruma Memuru Temmuz Mülakat Soruları
2013 İnfaz Koruma Memuru Temmuz Mülakat Soruları

2013 Yılı Güncel Bakanlar Listesi:   Adalet Bakanı: Sadullah Ergin Dış İşleri Bakanı: Ahmet Davutoğlu Maliye Bakanı: Mehmet Şimşek Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Faruk Çelik Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Taner Yıldız Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı: Mehmet Mehdi Eker Gençlik ve Spor Bakanı: Suat Kılıç Milli Savunma Bakanı: İsmet Yılmaz Gümrük ve Ticaret […]

2013 Yılı Güncel Bakanlar Listesi:

 

Adalet Bakanı: Sadullah Ergin

Dış İşleri Bakanı: Ahmet Davutoğlu

Maliye Bakanı: Mehmet Şimşek

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Faruk Çelik

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Taner Yıldız

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı: Mehmet Mehdi Eker

Gençlik ve Spor Bakanı: Suat Kılıç

Milli Savunma Bakanı: İsmet Yılmaz

Gümrük ve Ticaret Bakanı: Hayati Yazıcı

Kültür ve Turizm Bakanı: Ömer Çelik

Kalkınma Bakanı: Cevdet Yılmaz

Ekonomi Bakanı: Mehmet Zafer Çağlayan

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı: Binali Yıldırım

Çevre ve Şehircilik Bakanı: Erdoğan Bayraktar

Milli Eğitim Bakanı: Nabi Avcı

Sağlık Bakanı: Mehmet Müezzinoğlu

Orman ve Su İşleri Bakanı: Veysel Eroğlu

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Nihat Ergün

Avrupa Birliği Bakanı: Egemen Bağış

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı: Fatma Şahin

İçişleri Bakanı: Muammer Güler

 

Cumhurbaşkanları Listesi:

  1. Mustafa Kemal Atatürk: 29 Ekim 1923 – 10 Kasım 1938 (4 dönem, CHP)
  2. İsmet İnönü: 11 Kasım 1938 – 22 Mayıs 1950 (4 dönem, CHP)
  3. Celal Bayar: 22 Mayıs 1950 – 1 Kasım 1960 (3 dönem, Demokrat Parti)
  4. Cemal Gürsel: 27 Mayıs 1960 – 28 Mart 1966 (2 dönem, Bağımsız)
  5. Cevdet Sunay: 28 Mart 1966 – 28 Mart 1973 (1 dönem, Bağımsız)
  6. Fahri Korutürk: 6 Nisan 1973 – 6 Nisan 1980 (1 dönem, Bağımsız)
  7. Kenan Evren: 9 Kasım 1982 – 9 Kasım 1989 (1 dönem, Bağımsız)
  8. Turgut Özal: 31 Ekim 1989 – 17 Nisan 1993 (1 dönem, Anavatan Partisi)
  9. Süleyman Demirel: 16 Mayıs 1993 – 16 Mayıs 2000 (1 dönem, Doğru Yol Partisi)
  10. Ahmet Necdet Sezer: 16 Mayıs 2000 – 28 Ağustos 2007 (1 dönem, Bağımsız)
  11. Abdullah Gül: 28 Ağustos 2007 – Halen görevde (Adalet ve Kalkınma Partisi)

Dünyanın 7 harikası:

1-Kurtarıcı İsa Heykeli – Brezilya
2-Manchu Pichu Şehri – Peru
3- Tac Mahal – Hindistan
4-Chicken İtza Piramidi – Meksika
5- Çin Seddi – Çin
6- Petra Antik Kenti – Ürdün
7- Colisseum – İtalya

Avrupa Başkentleri:

Almanya : Berlin
Andorra : Andorra La Vella
Arnavutluk : Tiran
Avusturya : Viyana
Belarus : Minsk
Belçika : Brüksel
Bosna ve Hersek : Saraybosna
Bulgaristan : Sofya
BBritanya ve Kİrlanda : Londra
Çek Cumhuriyeti : Prag
Danimarka : Kopenhang
Estonya : Tailin
Finlandia : Helsinki
Fransa : Paris
Hırvatistan : Zagrep
Hollanda : Amsterdam
İrlanda Cumhuriyeti : Dublin
İspanya : Madrid
İsveç : Stockholm
İsviçre : Bern
İtalya : Roma
İzlanda : Reykjavik
KKTC : Lefkoşe
GKRY : Nicosia
Lettonya : Riga
Liechtenstein Prensliği : Vaduz
Litvanya : Vilnus
Lüksemburg : Lüksemburg
Macaristan : Budapeşte
Makedonya : Üsküp
Malta : Valletta
Moldova : Kişinev
Monako : Monako
Norveç : Oslo
Polonya : Varşova
Portekiz : Lizbon
Romanya : Bükreş
Rusya Federasyonu : Moskova
San Marino Cumhuriyeti : San Marino
Sırbistan-Karadağ : Belgrad
Slovakya : Bratislava
Slovenya : Ljubljana
Türkiye : Ankara
Ukrayna : Kiev
Yunanistan : Atina

 

Türkiye’nin enleri ve ilkleri:
-İlk hava şehidimiz Fethi Bey’dir.
-İlk Türk uçağı Mavi Işık’tır(Kayseri/1979)
-Dünyanın ilk ve tek cellat mezarı İstanbul Eyüp’te yer alır.
-Nargile Osmanlı’ya ilk olarak Yavuz Sultan Selim zamanında Hindistan’dan getirildi.
-Yerleşim yerine yapılan ilk baraj Denizli Gökpınar Barajı’dır.
-Türkiye’de ilk nüfus sayimi 1927 yılında yapıldı.
-En fazla yağış alan ilimiz Rize’dir.
-TBMM’nin ilk baskani Fethi Okyar’dir.
-Ilk basbakanimiz Ismet Inönü’dür.
-En büyük adamiz Gökçeada’dir.(Çanakkale)
-Ingilizce ile egitime baslayan ilk Türk okulu Ankara TED Koleji’dir.(1954)
-Türkiye’de özürlülere yönelik ilk otel Antalya’da hizmete girmiştir
-Türkiye’nin ilk özel hayvanat bahçesi Bogaziçi Hayvanat Bahçesi’dir.(Izmit-Darica)
-Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk anayasası 1924 anayasasıdır.
-Türkiye’nin en çok otel bulunan yeri Eminönü’dür.
-Türkiye’de feribot ile taşımacılık yapılan tek göl Van Gölü’dür.
-Kıbrıs Barış Harekatı esnasında uçaklarımızın yanlışlıkla vurduğu gemimiz Kocatepe’dir.
-Türkiye’nin ilk kadın bakanı Türkan Akyol’dur.
-İlk şah tuğrası Yavuz Sultan Selim’in tuğrasında görülmeye başlanmıştır.
-İlk Türkçe ezan İstanbul Fatih Camii’nde okundu.
-Türkiye’nin ilk televizyon yayını İstanbul’dan yapıldı.
-Cumhuriyet döneminde kurulan ilk muhalefet partisi Terakkiperver Cumhuriyet Fırka’sır.
-Türkiye’de ilk politika okulu Nazif Ülken tarafından kurulmuştur.
-Türkiye’de en fazla milletvekili seçilen İsmet İnönü’dür.(14 defa)
-Ramazan çadırı ilk kez 1995 yılında Üsküdar Belediyesi tarafından kuruldu.
-Cumhuriyet tarihinin en uzun süreli azınlık hükümeti Anasol-D hükümetidir.
-Türkiye’deki ilk mali kurum Emniyet Sandığı’dır.
-Türkiye’nin bilinen ilk erkek hemşiresi Murat Bektaş’tır.
-Türkiye’nin ilk haber ajansı Anadolu Ajansı’dır.(1920)
-Türkiye’nin ilk sınır ötesi harekâtı Kıbrıs çıkarmasıdır.
-Türkiye’de kurulan ilk parti C.H.P’dir.
-Latin alfabesine resmi olarak ilk geçen Türk devleti Azerbaycan’dır.
-Türkiye’nin en düşük gelir elde edilen ili Muş’tur.
-Yüzölçümü itibariyle en küçük komşumuz Ermenistan’dır.
-Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk başkanı M.Kemal’dir.
-Türkiye’de baskı tekniğini ilk kez İbrahim Müteferrika kurmuştur.
-İlk TSE belgesi Yıldırım Bayezid devrinde çıkarılmıştır.
-Türkiye’nin en yüksek minaresi Selimiye Camisinde bulunur.
-Türkiye Cumhuriyeti devletini ilk kabul eden devlet Ermenistan’dır.
-Osmanlı Devleti’nin ilk bankası Banka-i Der Saadet’tir.(İstanbul Bankası)
-Türkiye’de ilk uçak fabrikası Kayseri’de açıldı.
-Kelaynak kuşları ülkemizde sadece Urfa’nın Birecik ilçesinde bulunur.
-En işlek kara sınırımız Yunanistan sınırıdır.
-Türkiye’de öldürülen ilk başbakan Nihat Erim’dir.
-Türkiye’de ilk İngilizce gazete İlknur Çevik tarafından çıkarılmıştır.
-Türkiye’nin ilk haber spikeri Zafer Cilasun’dur.
-Mallarda kalite arayan ilk millet Türkler’dir.
-Türkiye dışarıya ilk olarak G.Kore’ye asker göndermiştir.
-Türkiye’nin en eski şehri Hakkari’dir.
-Türkiye’de taşkömürünü ilk defa Uzun Mehmet bulmuştur.
-Konya Türkiye’nin en uzun karayolu ağına sahiptir.
-Türkiye’nin en kalabalık mezarlığı İstanbul Karacaahmet Mezarlığı’dır.
-Dünyada en fazla konuşulan diller sırasıyla şöyledir: Çince, Hintçe, İngilizce, İspanyolca ve Türkçe’dir.
-Türkiye’de ilk milletvekili seçimleri I.Meşrutiyet’de yapıldı.
-Ege Bölgesi’nde en uzun kıyılara sahip ilimiz Muğla’dır.
-Karadeniz’in en yüksek dağı Kaçkar Dağı’dır.
-Taşkömürü ilk defa Zonguldak’ta çıkarılmıştır.
-Türkiye’de petrol arama çalışmaları ilk defa İskenderun’da yapılmıştır.
-Türkiye’nin en zengin boksit yatakları Seydişehir’de bulunur.
-Türkiye’de heyelan en çok kış mevsiminde görülür.
-Türkiye’nin doğusu ile batısı arasında 76 dakikalık zaman farkı vardır.
-Türkiye’nin ilk turistik yerleşim yeri Çeşme’dir.
-Kümes hayvancılığı en çok Marmara Bölgesi’de farklıdır.
-Türkiye’nin en doğu ucunda Iğdır ili bulunur.
-Türkiye’nin çay yetiştirilen tek yöresi D.Karadeniz’dir.
-Türkiye’de rüzgarın en etkili olduğu yer İç Anadolu’dur.
-Türkiye’nin en az göç veren bölgesi Marmara Bölgesidir.
-Türkiye’nin en az ormana sahip bölgesi G.Anadolu Bölgesi’dir.
-İç Anadolu Bölgesi’nin en yüksek yeri Erciyes Dağı’dır.
-Ulaşım yapılabilinen tek akarsuyumuz Bartın Çayı’dır.
-Ülkemizde ilk dokuma fabrikası Nazilli’de açılmıştır.
-Ülkemizde ilk şeker fabrikası Uşak’ta açılmıştır.
-Ülkemizde ilk demir-çelik fabrikası Karabük’te açılmıştır.
-Kayısı,fındık,çay üretiminde ülkemiz ilk sırada yer alır.
-Dünya bor rezervlerin %70′i ülkemizde yer alır.
-Ülkemizde ipek böcekçiliği en fazla Marmara Bölgesi’nde yapılır.
-Türkiye’nin en fazla kara sınırı Suriye ile(877),en az kara sınırı ise Nahçıvan iledir(10)
-Ege kıyıları en uzun kıyımızdır.
-Ülkemizin en büyük gölü Van Gölü’dür.
-Türkiye’nin en uzun akarsuyu,Kızılırmak’tır.
-Zonguldak kömür yatakları birinci zamanda oluşmuştur.
-Çanakkale ve İstanbul boğazları dördüncü zamanda oluşmuştur.
-Kıyılarımıza en yakın ada Midilli Adası’dır.
-Türkiye dışında Türk bayrağının dalgalandığı tek kale Caber Kalesi’dir

 

DÜNYA’NIN EN’LERİ:
Dünyanın en yüksek şelalesi: Angel-Venezuela–1.000 m.
Dünyanın en büyük nehri: Nil-Afrika
Dünyanın en yüksek dağı: Everest-Asya–8.848 m.
Dünyanın en büyük çölü: Büyük Sahra Çölü-Orta/Kuzey Afrika
Dünyanın en büyük yanardağı: Tambora-Endonezya
Dünyanın en büyük mağarası: Carlsbad Mağarası-New Mexico, ABD
Dünyanın en büyük gölü: Hazar Denizi-Orta Asya–394.299 km²
Dünyanın en büyük adası: Grönland-Kuzey Atlantik–2.175.597 km²
Dünyanın en sıcak yeri: Al’Aziziyah-Libya–57,7 C
Dünyanın en soğuk yeri: Vostock II- -89,2 C
Dünyanın en kalabalık ülkesi: Çin–1.237.000.000 kişi
Dünyanın en geniş ülkesi: Rusya–10.610.083 km²
Dünyanın en küçük ülkesi: Vatikan–0.272 km².
Dünyanın en kalabalık şehri: Tokyo-Japonya–26.500.000 kişi
Dünyanın en uzun binası: Suyong Bay Tower-Pusan(Güney Kore): 88 kat 462 m.
Dünyanın en uzun demiryolu tüneli: Seikan-Japonya–53,9 km.
Dünyanın en uzun karayolu tüneli: St.Gotthard-İsviçre-16.4 km.
Dünyanın en uzun kanalı: Panama kanalı-Panama–81,5 km.
Dünyanın en uzun köprüsü: Akashi-Japonya–1.990 m.
Dünyada en çok konuşulan dil: Çince (mandarin)-885.000.000 kişi
Dünyanın en çok ülke ile sınırı olan ülke: Çin (15 ülke ile sınırı var)
Dünyanın en yüksek yerleşim yeri: Webzhuan, Çin-Deniz seviyesinden 5.090 m. Yukarıda
Dünyanın en alçak yerleşim yeri: Calipatria, Kaliforniya, ABD – deniz seviyesinin 54 mt. Altında
Dünyanın en uzun kesintisiz sınırı: ABD-Kanada sınırı.

İnfaz Koruma Memuru (Gardiyan) Nedir ?

Cezaevi ve ıslah evlerinde barındırılan suçluların ihtiyaçlarını karşılayan ve bunların ıslahını sağlayarak topluma yeniden kazandırılmasına yardım eden meslek elemanıdır. Eski adıyla gardiyan yeni adıyla infaz koruma memurudur.

İnfaz Koruma Memurunun Görevleri Nelerdir?

Cezaevine giren tutuklu ve hükümlülerin üzerini arar ve taşıdıkları kıymetli eşyayı emniyet altında bulundurur.

Cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlüler hakkında bir takım kayıtları tutar.

Tutuklu ve hükümlüleri koğuşlarına götürerek koğuş kapılarını kilitler.

Koğuşları belirli periyotlarla kontrol eder, çalışan tutuklulara nezaret eder.

Kapı, pencere ve bahçe kapılarının iyi bir şekilde kapatılıp kapatılmadığını ve kaçma girişimiyle ilgili herhangi bir çalışma olup olmadığını muayene ve tespit eder.

Tutuklu ve hükümlüleri yemek, banyo ihtiyaçlarını , revire çıkarma, görüşlere götürülüp getirme, mahkemeye hazırlama, tıraş, kantin ihtiyaçlarının temini, yöneticilerle görüştürülmesi işlemini yapar.

Günde en az 3 defa hükümlülerin ve tutukluların sayımını yapar.

Cezaevlerinde çıkabilecek olaylara anında müdahale ederek olayın büyümesini engeller ve sükunetin devamını sağlar.

Cezaevinde kısmi ve genel aramaları yaparak bulundurulması ve girmesi yasak olan maddelerin girişine engel olur.

Ağır ceza merkezi olmayan (kaza ceza evi) yerlerde katip, idari memurunun bulunmadığı ceza evlerinde sevk ve idareden bütün olarak sorumludur.

Cezaevinin temizliğinden sorumludur.

Cezaevi Müdürünün Görevleri Nelerdir?

a) Kurum personeli üzerinde mevzuatın öngördüğü şekilde gözetim ve denetim hakkını kullanmak,

b) Kurum personeline verilen yazılı veya sözlü emirlerin yerine getirilip getirilmediğini izlemek ve denetlemek,

c) Mevzuat ve yetkili mercilerce verilen emirler çerçevesinde kurumun genel idare ve işyurduna ait hesap işlerinin yürütülmesini ve denetimini yapmak,

d) Hükümlülerin iyileştirilmesi, bilgilerinin artırılması, atölye çalışmaları, kişisel uğraşlarının düzenlenmesi ve geliştirilmesinin sağlanması bakımından mevzuat hükümlerini uygulamak ve sağlık durumlarıyla yakından ilgilenmek,

e) Kamu kurum ve kuruluşları ile bakanlıklar tarafından istenilen istatistiki bilgi ve belgelerin hazırlanmasını sağlamak ve Cumhuriyet başsavcılığına sunmak,

f) Haftada en az bir defa olmak üzere gündüzleri, on beş günde en az bir defa olmak üzere de geceleri kurumun bütün faaliyetlerini tetkik ederek, işlerin mevzuat ve emirler çerçevesinde yürüyüp yürümediğini denetlemek ve aldığı sonuçları ve gördüğü eksiklikleri denetleme defterine kaydetmek ve takip etmek,

g) Kurum hizmetleriyle ilgili genel ihtiyaçları, öncelikleri, bir sonraki yılda yapılacak işleri belirlemek ve bu konularla ilgili tahmini gider verilerini hazırlayarak Bakanlığa sunmak,

h) Asayiş, güvenlik, sağlık ve benzeri konularda ortaya çıkan sorunlarla ilgili gecikmeksizin önlem almak, önlemlerin yetersiz kalması halinde, durumu derhal Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla Bakanlığa bildirmek,

ı) Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak.

a) Kurum personeli üzerinde mevzuatın öngördüğü şekilde gözetim ve denetim hakkını kullanmak,

b) Kurum personeline verilen yazılı veya sözlü emirlerin yerine getirilip getirilmediğini izlemek ve denetlemek,

c) Mevzuat ve yetkili mercilerce verilen emirler çerçevesinde kurumun genel idare ve işyurduna ait hesap işlerinin yürütülmesini ve denetimini yapmak,

d) Hükümlülerin iyileştirilmesi, bilgilerinin artırılması, atölye çalışmaları, kişisel uğraşlarının düzenlenmesi ve geliştirilmesinin sağlanması bakımından mevzuat hükümlerini uygulamak ve sağlık durumlarıyla yakından ilgilenmek,

e) Kamu kurum ve kuruluşları ile bakanlıklar tarafından istenilen istatistiki bilgi ve belgelerin hazırlanmasını sağlamak ve Cumhuriyet başsavcılığına sunmak,

f) Haftada en az bir defa olmak üzere gündüzleri, on beş günde en az bir defa olmak üzere de geceleri kurumun bütün faaliyetlerini tetkik ederek, işlerin mevzuat ve emirler çerçevesinde yürüyüp yürümediğini denetlemek ve aldığı sonuçları ve gördüğü eksiklikleri denetleme defterine kaydetmek ve takip etmek,

g) Kurum hizmetleriyle ilgili genel ihtiyaçları, öncelikleri, bir sonraki yılda yapılacak işleri belirlemek ve bu konularla ilgili tahmini gider verilerini hazırlayarak Bakanlığa sunmak,

h) Asayiş, güvenlik, sağlık ve benzeri konularda ortaya çıkan sorunlarla ilgili gecikmeksizin önlem almak, önlemlerin yetersiz kalması halinde, durumu derhal Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla Bakanlığa bildirmek,

ı) Mevzuatla verilen diğer görevleri yapmak.

İnfaz Koruma Memurları Çalışma Ortamı Ve Koşulları Nasıldır? 

İnfaz Koruma Memurları genelde kapalı, açık ve yarı açık ceza evlerinde, bunlara bağlı atölye ve açık alanlarda çalışırlar,Teknolojik gelişme bu mesleğin icrasını kolaylaştırmaktadır (kapalı devre TV sistemi gibi). Gardiyanlar; cezaevi üst yöneticileriyle, tutuklularla ve hükümlülerle, halktan kişilerle, meslektaşlarıyla, savcılarla, hakimlerle, avukatlarla, askerlerle, iletişim içindedir.Hükümlü ve tutuklular tarafından tehditler alabilir, fiili saldırıya uğrayabilirler. Görev bitiminde bir takım sorunlarla da karşılaşabilir. İsyanlarda rehin olma, yaralanma vb. olayları da olabilir.

İnfaz Koruma Memurları Hizmet İçi Eğitim Süreci:

İnfaz koruma memurluğu mesleğine  yeni başlayan meslek elemanının hükümlü ve tutuklularla olan ilişkilerinin daha sağlıklı olabilmesi için hizmet-içi eğitim uygulanır,Bu eğitimde; cezaevi yönetimiyle ilgili daha fazla bilgi almaları sağlanır, hükümlü ve tutuklularla daha sağlıklı,diyalog kurmaları için Türkçe’yi daha iyi kullanma yetenekleri geliştirilir. Cezaevi mevzuatı, hükümlü ve tutukluları ilgilendiren kanunlar hakkında bilgi verilir,Bu mesleğe girenlere zinde kalmaları için yakın dövüşme kuralları öğretilir. Cezaevine girmesi yasaklanan maddelerin tanıtılması için dersler verilir. (Esrar, morfin, kokain, eroin ve uyuşturucu haplar.) Meslek için önemli olan dersler; Psikoloji, Türkçe, İnfaz Hukuku, Cezaevi İdaresi, Genel Hukuk, Kriminoloji, Narkotik, Davranış Bilimleri, Ceza Mahkemeleri ,İlk Yardım ve Sağlık, Beden Eğitimi vb. dersler.

İnfaz Koruma Memurluğu Meslekte İlerleme:

Adalet Bakanlığına bağlı cezaevlerine İnfaz ve Koruma Memuru olarak giren devlet memuru görev içerisinde gösterdiği başarı durumuna göre yapılan sınavla İnfaz ve Koruma Baş Memurluğuna (baş gardiyan) yükselme imkanına sahiptir.

Yüksek okul mezunu olan İnfaz ve Koruma Memurları Adalet Bakanlığı’nın açtığı sınavlarda idare memurluğu sınavını kazanabilirlerse cezaevi 2. Müdür ve 1. Müdür kademelerine kadar yükselebilirler.

İnfaz Koruma Memuru’nun Kullandığı Araç-Gereç ve Donanımlar:

Bilgisayar,Hijyen Seti,Duyarlı Kapı,Kartuş ve Toner,El Dedektörü,Kırtasiye Malzemeleri,El Feneri,Temizlik Seti,Eldiven,Kaset,Faks,CD/DVD,Fotokopi Makinası,İlk Yardım Seti,Jop,Kalkan,Kamera sistemleri,Kapalı devre anons sistemi,Kask,Kaşe-mühür,Kayıt cihazları,Kelepçe,Koruma Elbisesi,Manyetik Kapı,Matbu defterler,Matbu formlar,Matbu tutanaklar,Monitörler,Parmak İzi Tarayıcısı (El Biyometrisi),Retina Tarayıcısı (Göz Biyometrisi),Tarayıcı,Telefon,Telsiz,Tepegöz,Tv-Radyo yayın sistemi,Üniforma,X-Ray cihazı,Yangın Söndürme Seti,Yazıcı

İnfaz Koruma Memuru İçin Gerekli Olan Bilgi Ve Beceriler:

Araç gereç ve ekipman bilgisi,Bilgisayar bilgisi,Çevre düzenleme bilgisi,Daktilo/ klavye kullanma bilgisi,Dinleme yeteneği,Ekip içinde çalışma yeteneği,Gözlem yeteneği,Hijyen bilgisi,İkna yeteneği,İletişim Yeteneği,İlk yardım bilgisi,İnsan psikolojisi bilgisi,İş yeri çalışma prosedürleri bilgisi,İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemleri bilgisi,Karar verme yeteneği,Kayıt tutma yeteneği,Liderlik yeteneği,Malzeme bilgisi,Mesleğe ilişkin yasal düzenlemeler bilgisi,Mesleki teknolojik gelişmelere ilişkin bilgi,Mesleki terim bilgisi,Organizasyon yeteneği,Öğrenme yeteneği,Öğretme yeteneği,Problem çözme yeteneği,Protokol bilgisi,Yakın Dövüş ve Savunma Bilgisi,Yazışma Kuralları Bilgisi

TÜRK İNFAZ TEŞKİLATI:

Kesinleşen mahkumiyet kararları, ilgili mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Buna göre cezanın infazı, Cumhuriyet savcısı tarafından izlenir ve denetlenir.

Türk İnfaz teşkilatı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde merkez ve taşra teşkilâtı olarak örgütlenmiştir.

Merkez Teşkilâtı; Bakanlık, Genel Müdürlük ve alt birimlerinden oluşmaktadır.

Taşra Teşkilâtı; Cumhuriyet başsavcılıkları, personel eğitim merkezleri, ceza infaz kurumları ve tutukevleri ile denetimli serbestlik ve yardım merkezlerinden oluşmaktadır.

1-Cumhuriyet Başsavcılıkları: Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanununun 5.maddesine göre mahkeme, kesinleşen ve yerine getirilmesini onayladığı cezaya  ilişkin hükmü Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Bu hükme göre cezanın infazı Cumhuriyet savcısı tarafından izlenir ve denetlenir. Mahkemelerce verilen ve kesinleşen cezalar Cumhuriyet başsavcılıklarınca infaz olunur. Ayrıca, CMK’nun 100’üncü maddesi gereğince tutuklanmasına karar verilen kişiler, Cumhuriyet başsavcılıklarının kuruma sevk emri olmadan ceza infaz kurumlarına kabul edilemezler. Bu durum tahliye kararlarının yerine getirilmesinde de söz konusudur.

Ayrıca Cumhuriyet başsavcıları, cezaevlerinde görev yapan bazı merkez ve taşra personelinin hem sicil amiri hem de disiplin amiridir. Bunun yanında adlî yargı adalet komisyonlarında üye olarak görev yapmakta ve taşra personeli olan infaz personelinin atama, görevde yükselme, görevden uzaklaştırılma, disiplin işlemleri, yargı çevresi içindeki nakilleri ve geçici görevlendirilmeleri gibi özlük işlemlerine bakmaktadır.

Bu görevlerine ilâveten ceza infaz kurumlarının diğer kuruluşlarla ilişkilerinde temsil yetkisi Cumhuriyet başsavcılıklarındadır. Ceza infaz kurumlarının yazışmaları Cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla yapılmaktadır.

Bu itibarla, Cumhuriyet savcıları yargısal görevleri ayrık olmak üzere infaz hizmetlerine ilişkin görevleri bakımından Genel Müdürlüğün taşra teşkilâtını oluşturmaktadır.

2- Personel Eğitim Merkezleri: Ceza infaz sisteminin taşra teşkilâtını oluşturan diğer bir birimdir. Ülkemizde ceza infaz kurumları ve tutukevleri personeli geçmişte yeterli görülmeyen bir hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim ile eğitilmekte iken 29.7.2002 tarihinde kabul edilen 4769 sayılı Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri Personel Eğitim Merkezleri Kanunu ile ceza infaz kurumları personelinin Türkiye’nin beş bölgesinde kurulacak olan eğitim merkezlerinde eğitimi öngörülmüştür.

Bu kurumlarda ceza infaz kurumlarında ve tutukevlerinde görev yapacak olan personelden idare memurluğu öğrencileri ile infaz ve koruma memurluğu öğrencilerinin hizmet öncesi eğitimi ile bu kurumlarda görev yapan personelin aday memurluk, hizmet içi ve görevde yükselme eğitimleri yapılacaktır. Bu kurumlardan Ankara, İstanbul ve Erzurum Eğitim Merkezleri hizmete girmiş durumda olup, diğer ikisinin kuruluş çalışmaları devam etmektedir.

Bu merkezlerde hâkim veya savcı sınıfından olan bir müdür ve bir müdür yardımcısı ile yeteri kadar idarî personel ile öğretim görevlisi bulunmaktadır. Kanun gereğince söz konusu personel eğitim merkezleri Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğüne bağlıdır.

3- Ceza İnfaz Kurumları: Mahkemelerce usulüne uygun olarak yargılanan ve herhangi bir hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilen kişilerin barındırıldıkları ve eğitilerek yeniden topluma kazandırıldıkları kurumlardır. Bu kurumlarda hizmetler kurum içinde örgütlenmiş bulunan çeşitli kurullar, heyetler, komisyonlar ve servisler tarafından yerine getirilir. Bunlar, İdare Kurulu, Disiplin Kurulu, Yayın Seçici Kurul, Mektup Okuma Komisyonu, İhale Komisyonu, Muayene Kabul Heyetidir.

Personel Rejimi ve Eğitimi:

Ceza ve infaz kurumlarında görev yapan idarî personel, fakülte ve yüksekokul mezunu olup, Başbakanlık tarafından yapılan Devlet Memurluğu Sınavı ile mesleğe alınırlar. Personel genellikle psikolog, sosyolog, sosyal çalışmacı, öğretmen, iktisadî ve idarî bilimler ile hukuk fakültesi mezunları arasından seçilirler. Uygulamada çok çeşitli meslekten gelen müdürler bulunmaktadır. Müdürler dışardan atanmayıp idare memuru olarak kurum içerisinde yetiştirilirler.

İnfaz ve koruma personeli yukarıda bahsi geçen sınavı kazananlar arasından mahallî komisyonlarca atanırlar. En az lise mezunu olma şartı bulunup, yüksekokul mezunları tercih edilir. Personelin eğitimi hizmet öncesi, hizmet içi ve görevde yükselme kursları ile sağlanır. Kurslarda genel hukuk, ceza hukuku, infaz hukuku, yönetim hukuku, uluslararası cezaevi standartları, sosyal ilişkiler, sosyal hizmetler, psikoloji, kriminoloji, beden eğitimi ve insan hakları gibi dersler okutulur. Ayrıca ilgili konularda seminer ve konferanslar verilir.

Kurum personeline görevi içerisinde her an başvurabileceği bir de el kitapçığı verilir. Bu kitapçıkta personelin görev, yetki ve sorumlulukları açıklanır.

Kadın ve çocuk cezaevinde çalışan personele bu konuda özel eğitim verilmelidir.

Cezaevlerinin Güvenliği:

Kapalı ceza ve infaz kurumları ile tutukevlerinde iç güvenlik Adalet Bakanlığına bağlı infaz ve koruma personeli tarafından yerine getirilir.

Bu kurumlarda dış güvenlik ise İçişleri Bakanlığına bağlı Jandarma Teşkilâtı tarafından sağlanır. Tutuklu ve hükümlülerin her türlü nakil ve sevk işlemleri ile isyan ve firar olaylarına müdahale bu birim tarafından yerine getirilir.

Açık cezaevleri ile çocuk ıslahevlerinde iç ve dış güvenlik sadece infaz ve koruma personeli tarafından sağlanır.

Cezaevlerinin Denetimi

Ceza ve infaz kurumları Adalet Bakanlığına bağlı olan ve hâkimlik ve savcılık mesleğinden gelen müfettişler ile Genel Müdürlüğe bağlı kontrolörler tarafından her yıl denetlenir (Kontrolörler hâkim ve savcılar ile adlî işlemleri denetleyemezler).

Diğer yandan cezaevleri düzenli aralıklarla ve her iki ayda bir defadan az olmamak üzere sivil toplum üyelerinden oluşan izleme kurulları tarafından denetlenir.

Aynı zamanda, her ağır ceza merkezi ile asliye ceza mahkemesi bulunan ilçelerde tutuklu ve hükümlülerin cezaevi idaresi ve infaz rejimi hakkındaki şikâyetleri ile disiplin cezalarını inceleyen infaz hâkimlikleri bulunmaktadır.

Öte yandan, ceza ve infaz kurumları TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonu, Başbakanlık İnsan Hakları Başkanlığı, Adalet Bakanlığı, İnsan Haklarından Sorumlu Devlet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi ile Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komite tarafından denetlenebilir.

Ayrıca Cumhuriyet başsavcıları da kurumları sık sık denetlemek zorundadırlar.

4- Denetimli serbestlik ve yardım merkezleri: Adlî kontrol altında tutulmasına karar verilen,  şartla tahliyesine karar verilen, cezası tecil edilen ya da hapis dışı bir ceza veya tedbire (kamu hizmetlerinde çalışma, zorunlu eğitim alma, zorunlu tedaviye tâbi tutulma, belirli meslek ve sanattan men edilme, ehliyet ve ruhsatın geri alınması, belirli yerlere gidememe vb. gibi)  mahkûm  edilen kişilerin cezalarının infaz edildiği ve bu hükümlülere psiko-sosyal hizmet ile olabilecek diğer desteğin sağlandığı, yargılanan kişiler hakkında sosyal araştırma raporlarının yazıldığı, tahliye sonrasında mahkûmlara iş ve kredi sağlandığı, ayrıca suç mağduruna yardım yapıldığı Cumhuriyet Başsavcılıklarına bağlı kurumlardır.

İnfazda temel ilke

(1) Eşitlik: Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kurallar hükümlülerin ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanır.

(2) İnsan hak ve onuruna saygı: Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamaz.

      İnfazda temel amaç

      Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazı ile ulaşılmak istenilen temel amaç, öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak; hükümlünün, yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek,  üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmaktır.

      İnfazın koşulu ve dayanağı

      İnfazın en önemli koşulu,  mahkumiyet kararının kesinleşmesidir. Suç işlendikten sonra yapılan soruşturma ve kovuşturma neticesinde mahkemece verilen mahkumiyet kararı, ya kanun yoluna başvurulmaksızın bu konuda yasada ön görülen sürenin dolmasıyla kesinleşir. Ya da kanun yoluna başvurulması neticesi ilgili kararın onanmasıyla kesinleşir. Mahkûmiyet hükümleri, bu şekilde  kesinleşmedikçe infaz olunamaz.

Bu bilgilerden hareketle infazın dayanağı, kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı, diğer bir anlatımla mahkumiyet ilamıdır.

Türk infaz teşkilatı
Kesinleşen mahkumiyet kararları, ilgili mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir. Buna göre cezanın infazı, Cumhuriyet savcısı tarafından izlenir ve denetlenir.

Türk İnfaz teşkilatı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde merkez ve taşra teşkilâtı olarak örgütlenmiştir.

            Merkez Teşkilâtı; Bakanlık, Genel Müdürlük ve alt birimlerinden oluşmaktadır.

            Taşra Teşkilâtı; Cumhuriyet başsavcılıkları, personel eğitim merkezleri, ceza infaz kurumları ve tutukevleri ile denetimli serbestlik ve yardım merkezlerinden oluşmaktadır.

İNFAZ HUKUKUNUN TEMEL KAVRAMLARI

            Suç:

            Suç, hukuk terminolojisine göre kendisine yaptırım olarak ceza konulmuş eylemdir. Başka bir tanıma göre kanun ile korunan kuralların bozulmasıdır.

Suçun dört genel unsuru bulunmaktadır:

1-Kanunilik unsuru: İşlenen fiilin kanundaki suç tanımına uygun olması, kanunun söz konusu eylemi doğrudan suç olarak tanımlamış olması gerekir.

2-Maddi unsur: Bir fiil bulunmalıdır.

3-Hukuka aykırılık unsuru: Fiil hukuk kurallarına aykırı olmalıdır.

4-Manevi Unsur: Fiil bilerek ve istenerek işlenmelidir.

Suçun maddi konusu; suçtan etkilenen insan veya şeydir.

Suçun hukuki konusu ise bir ceza normu ile korunan diğer bir anlatımla suçla ihlal edilen hak ve menfaattir.

            Ceza:

Hukuk terminolojisinde ceza; kanunlarla öngörülen, topluma ve bireye belli ölçüde zarar veren fiillerin karşılığı olarak suç failine ızdırap çektirmek amacıyla, bazı mahrumiyetlere tabi tutan, kazai bir kararla ve failin kusurluluğu ile orantılı ve onun şahsına uygun olarak hükmedilen korkutucu bir yaptırım olarak tanımlanabilir.

TCK.nun 45.maddesinde cezalar; hürriyeti bağlayıcı cezalar ve adli para cezaları olarak ikiye ayrılmıştır.

            1-Hürriyeti Bağlayıcı Cezalar:

Hürriyeti bağlayıcı cezalar, kanunda şu şekilde tasnife tabi tutulmuştur.

a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası

b) Müebbet hapis cezası

c) Süreli hapis cezası

a) Ağırlaştırmış müebbet hapis cezası; hükümlünün hayatı boyunca devam eder ve sıkı güvenlik rejimine göre çektirilir. Bu cezaya hükümlü olanlar, hiçbir şekilde ceza infaz kurumunun dışında çalıştırılmamakta ve kendilerine izin verilmemekte, kurum iç yönetmeliğinde belirtilenlerin dışında herhangi bir spor faaliyetine katılamamakta ayrıca hiçbir şekilde cezanın infazına ara verilmemektedir.

b)Müebbet hapis cezası; hükümlünün hayatı boyunca devam eder. Bu cezada sıkı güvenlik rejimi uygulanmamaktadır.

c)Süreli hapis cezası; kanunda aksi belirtilmeyen hallerde bir aydan az, yirmi yıldan fazla olamaz. Hükmedilen bir yıl ve daha az hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır. Kısa süreli hapis cezaları, belli kriterler esas alınarak TCK.nun 50.maddesinde sayılan alternatif yaptırımlara çevrilebilmektedir.

Kısa süreli hapis cezası, suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;

a)      Adlî para cezasına,

b)      Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,

c)      En az iki yıl süreyle, bir meslek veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkânı da bulunan bir eğitim kurumuna devam etmeye,

d)      Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,

e)      Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve sanatı yapmaktan yasaklanmaya,

f)        Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,

Çevrilebilir.

Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü hâllerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına çevrilmez.

Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.

Taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir. Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir hâlinde uygulanmaz.

Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir.

Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi hâlinde, hükmü veren mahkeme kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar derhâl infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz. Yani asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî para cezası veya tedbirdir değil, tamamen ya da kısmen infazına karar verilen hürriyeti bağlayıcı cezadır.

Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda, hükmü veren mahkemece tedbir değiştirilir.

2.Adli Para Cezası:

            Adli para cezası, beş günden az, kanunda aksi belirtilmeyen hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın, hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir.

Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.

Hâkim, ekonomik ve şahsî hâllerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler hâlinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği belirtilir.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunda Adli Para Cezası şu şekilde düzenlenmiştir:

      MADDE 106.-

(1) Adlî para cezası, Türk Ceza Kanununun 52 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen usule göre tayin olunacak bir miktar paranın Devlet Hazinesine ödenmesinden ibarettir.

(2) Adlî para cezasını içeren  ilâm Cumhuriyet Başsavcılığına verilir. Cumhuriyet savcısı otuz gün içinde adlî para cezasının ödenmesi için hükümlüye 20 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir ödeme emri tebliğ eder.

(3) Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarınca hapsedilir.

(4) Çocuklar hakkında hükmedilen; adli para cezası ile hapis cezasından çevrilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezalar hapse çevrilemez. Bu takdirde onbirinci fıkra hükmü uygulanır.

(5) Adlî para cezasının hapse çevrileceği mahkeme ilâmında yazılı olmasa bile üçüncü fıkra hükmü Cumhuriyet Başsavcılığınca uygulanır.

(6) Hükümde, adlî para cezası takside bağlanmamış ise, bir aylık süre içinde adlî para cezasının üçte birini ödeyen hükümlünün isteği üzerine geri kalan kısmının birer ay ara ile iki eşit taksitte ödenmesine izin verilir. İlk taksidin süresinde ödenmemesi hâlinde, verilen ikinci takside ilişkin izin hükümsüz kalır.

(7) Adlî para cezası yerine çektirilen hapis süresi  üç yılı geçemez. Birden fazla hükümle adlî para cezalarına mahkûmiyet hâlinde bu süre beş yılı geçemez.

(8) Hükümlü, hapis yattığı günlerin dışındaki günlere karşılık gelen parayı öderse hapisten çıkartılır.

(9) Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi saklı kalmak üzere, adlî para cezasından çevrilen hapsin infazı ertelenemez ve bunun infazında koşullu salıverilme hükümleri uygulanamaz. Hapse çevrilmiş olmasına rağmen hak yoksunlukları bakımından esas alınacak olan adlî para cezasıdır.

(10) Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre kısa süreli hapis cezasından çevrilen adlî para cezalarının infazında, aynı maddenin altıncı ve yedinci fıkraları hükümleri saklıdır.

(11) İnfaz edilen hapsin süresi, adlî para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adlî para cezasının tahsili için ilâm, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adlî para cezası tahsil edilir.

             Tutuklu:

Hakkında tutulama kararı verilen kişiye tutuklu denir. Peki tutuklama nedir?

Tutuklama, Anayasada ve kanunda belirtilen koşullardan birinin varlığı halinde, suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan bir kişinin, hükümden önce, ihtiyari ve geçici bir tedbir olarak, yargılamanın güvenli yürümesine hizmet amacıyla bir tutukevine konulmak üzere hakimin kararıyla hürriyetinden mahrum edilmesidir. Kısa bir ifadeyle, suç işlediğine dair hakkında kuvvetli delil bulunan sanığın özgürlüğünün hakim kararıyla sınırlanmasıdır.

Tutuklama, ceza değil bir tedbirdir.

      Tutuklama nedenleri

Ceza Muhakemesi Kanununda tutuklama nedenleri şu şekilde sayılmıştır.

      MADDE 100. –

(1) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veya güvenlik tedbiri ile ölçülü olmaması halinde, tutuklama kararı verilemez.

(2) Aşağıdaki hallerde bir tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa.

b) Şüpheli veya sanığın davranışları;

1. Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme,

2. Tanık, mağdur veya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma,

Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa.

(3) Aşağıdaki suçların işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir:

a) 26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan;

1. Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (madde 76, 77, 78),

2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),

3. İşkence (madde 94, 95)

4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),

5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),

6. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),

7. Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, madde 220),

8. Devletin Güvenliğine Karşı Suçlar (madde 302, 303, 304, 307, 308),

9. Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315),

b) 10.7.1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.

c) 18.6.1999 tarihli ve 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22 nci maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu.

d) 10.7.2003 tarihli ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.

e) 21.7.1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü maddelerinde tanımlanan suçlar.

f) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin dört ve beşinci fıkralarında tanımlanan kasten orman yakma suçları.

(4) Sadece adlî para cezasını gerektiren veya hapis cezasının üst sınırı bir yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama kararı verilemez.

            Hükümlü:

Yapılan soruşturma ve yargılama sonunda hakimin uyuşmazlık konusunu esastan halleden ve yargılamayı sona erdiren kararına hüküm, böyle bir mahkumiyet hükmü alan kimseye de hükümlü denir. Kısaca hakkında kesinleşmiş ceza mahkumiyeti bulunan kimsedir.

            Hükümözlü (Hükmen Tutuklu)

Yapılan soruşturma ve yargılama neticesi hakkında mahkumiyet kararı verilen, ancak kararla ilgili temyiz süresi dolmayan veya kararı temyiz edilmekle birlikte onaylanmayan tutuklulara hükümözlü ya da hükmen tutuklu denir.

Sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararları kesinleşmedikçe infaz edilemeyeceği için hükmen tutuklular hükümlü statüsünde sayılmazlar. Bunun doğal sonucu olarak koşullu salıverme hükümlerinden yararlanamazlar. Hükümlülerle aynı yerde barındırılmamaktadırlar.

            Tehlikeli Hükümlü

Tehlikeli hükümlülerin tanımı Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesinin R(82)17 sayılı Tavsiye Kararında yapılmıştır. Buna göre; “İşlediği suçun nitelik ve icra şekli göz önüne alındığında; toplum için ciddi bir tehlike oluşturan ve cezaevi güvenlik ve nizamını ihlal edebileceği yönünde kuvvetli delil bulunan hükümlüdür.”

Tehlikelilik kavramı, kişiye, işlenen suça, içinde yaşanılan toplumun yaşam kriterlerine göre değişiklik gösterebilecektir. Ancak uygulamada, cezaevindeki yaşama uyum göstermeyenler, firar etme riski bulunanlar, personele ve hükümlülere karşı saldırganlık gösterenler, psikopatlar, intihar etme eğilimi olanlar genellikle tehlikeli suçlu özellikleri taşıyan insanlardır.

Yüksek ölçüde kaçma tehlikesi ortaya koyan veya cebir kullanacağından korkulan veya intihar etme riski gösteren bir kişi “Tehlikeli” suçlu olarak tanımlanmaktadır.

Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 9.Maddesinin 3. Fıkrasına göre “Eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli halde bulunanlar” yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumuna gönderilirler.

            V-İLAMIN İNCELENMESİ VE İNFAZ İŞLEMLERİ

             İnfaz, sözlükteki anlamıyla yerine getirme demektir. Hukuk terminolojisinde infaz, mahkeme kararının yerine getirilmesini ifade etmektedir. İnfaz edilecek mahkeme kararına ilam denmektedir.

            İlamın incelenmesinde dikkat edilecek konular

 1)      İlamın kesinleşme şerhinin bulunup bulunmadığı, hangi hükümlü için ve hangi cezanın infazı için ilamın Cumhuriyet başsavcılığına verildiği kaydı kontrol edilmelidir.Kesinleşmemiş ilamlar infaz edilmemelidir. Mahkeme ilamında bir sanık için birden fazla cezaya veya birden fazla hükümlü için ayrı ayrı cezalara hükmedilmiş olabilir. Bu nedenle kararın kesinleşme şerhinde hükmün kesinleştiği tarih ile hangi sanık için hangi cezanın infaza verildiği açık bir şekilde yazılmış olmalıdır.

2)      TCK. 51. Maddesi gereğince cezanın ertelenip ertelenmediği kontrol edilmelidir.

3)      TCK. 50. maddesinde geçen 30 gün ve daha az hapis cezası ile daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezasının aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı ceza ya da tedbirlerden birine çevrilip çevrilmediği incelenmelidir.

4)      Hükümde TCK.nun 66 ve 73. maddeleri gereğince dava zamanaşımı ve şikayetten vazgeçme şeklinde bir kayıt bulunup bulunmadığı kontrol edilmelidir. İlamda bu maddeler uygulanmış ise evrak ilamat defterine kaydedilmemelidir.

5)      Hükümlünün ilamda yazılı suçtan tutuklu kalıp kalmadığı ve bu suçtan tutuklu kalmış ise tutuklulukta geçirdiği sürenin şartla tahliye süresini karşılayıp karşılamadığı kontrol edilmelidir. Eğer karşılıyor ise mahkemesinden şartla tahliye kararı alınmalı ve ilamat defterindeki kayıt kapatılarak mahkemesine gönderilmelidir.

6)      İlamın ceza zamanaşımına uğrayıp uğramadığı kontrol edilmelidir.

7)      Hükümde hata olup olmadığı kontrol edilmelidir. Örneğin adli para cezası ya da hürriyeti bağlayıcı cezanın yanlış hesaplanması durumunda evrakın ilamat defterine kaydı yapılmamalı ve kanun yoluna başvurulmalıdır.

8)      Fiilin suç olmaktan çıkartılıp çıkartılmadığı, affa uğrayıp uğramadığı incelenmelidir.

            HAPİS CEZALARININ İNFAZI

       Hapis cezalarının infazında gözetilecek ilkeler

Hapis cezalarının infaz rejimi, aşağıda gösterilen temel ilkelere dayalı olarak düzenlenir:

a-      Hükümlüler  ceza  infaz  kurumlarında  güvenli  bir  biçimde  ve kaçmalarını önleyecek tedbirler alınarak düzen, güvenlik ve disiplin çerçevesinde  tutulurlar.

b-     Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin düzenli bir yaşam sürdürmeleri sağlanır. Hürriyeti bağlayıcı cezanın zorunlu kıldığı hürriyetten yoksunluk, insan onuruna saygının  korunmasını sağlayan maddî ve manevî koşullar altında çektirilir. Hükümlülerin, Anayasada yer alan diğer hakları, infazın temel amaçları saklı kalmak üzere, bu Kanunda öngörülen kurallar uyarınca kısıtlanabilir.

c-      Cezanın infazında hükümlünün iyileştirilmesi hususunda mümkün olan araç ve olanaklar kullanılır. Hükümlünün  kanun, tüzük ve yönetmeliklerle tanınmış haklarının dokunulmazlığını sağlamak üzere cezanın infazında ve iyileştirme çabalarında kanunîlik ve hukuka uygunluk ilkeleri esas alınır.

d-     İyileştirmeye gereksinimleri olmadığı saptanan hükümlülere ilişkin infaz rejiminde, bu hükümlülerin kişilikleriyle orantılı bireyselleştirilmiş programlara yer verilmesine özen gösterilir  ve bu hususlar yönetmeliklerde düzenlenir.

e-      Cezanın infazında adalet esaslarına uygun hareket edilir. Bu maksatla ceza infaz kurumları kanun, tüzük ve yönetmeliklerin verdiği yetkilere dayanarak nitelikli elemanlarca denetlenir.

f-        Ceza infaz kurumlarında hükümlülerin yaşam hakları ile beden ve ruh bütünlüklerini korumak üzere her türlü koruyucu tedbirin alınması zorunludur.

g-      Hükümlünün infazın amacına uygun olarak kanun, tüzük ve yönetmeliklerin belirttiği hükümlere uyması zorunludur.

h-      Kanunlarda gösterilen tutum, davranış ve eylemler ile kurum düzenini ihlâl edenler hakkında Kanunda belirtilen disiplin cezaları uygulanır. Cezalara, Kanunda belirtilen merciler, sürelerine uygun olarak hükmederler. Cezalara karşı savunma ve itirazlar da Kanunun gösterdiği mercilere yapılır.

      İyileştirmede başarı ölçütü

(1) Hapis cezalarının infazında hükümlülerin iyileştirilmeleri amacını güden programların başarısı, elde ettikleri yeni tutum ve becerilerle orantılı olarak ölçülür. Bunun için iyileştirme çabalarına yönelik olarak hükümlünün istekli bulunması teşvik edilir.

(2) Hapis cezasının, kendisinde var olan zararlı etki yapıcı niteliğini mümkün olduğu ölçüde azaltacak biçimde düzenlenecek programlar, usûller, araçlar ve zihniyet doğrultusunda yerine getirilmesi esasına uyulur. İyileştirme araçları hükümlünün sağlığını ve kişiliğine olan saygısını korumasını sağlayacak usûl ve esaslara göre uygulanır.

            Hapis Cezalarının İnfazı  işlemleri

             Kararı veren mahkeme, hükmün kesinleşmesini müteakip bir hafta içinde aynı yerde bulunan Cumhuriyet Başsavcılığına kararı göndermelidir.

            Kararı veren mahkemenin yanında bulunan Cumhuriyet Başsavcılığının yargı çevresinde oturan hükümlüye ait ilamın infazı İşlemi:

 1-      Hükümlü ilamdaki suç nedeniyle tutuklu ya da başka bir suç nedeniyle aynı yerde hükümlü değilse:

Hükümlü hakkında kaçacağı ya da kaçacağına dair şüphenin bulunmaması ve üç yıldan az hapis cezasının bulunması halinde; hükümlünün mahkeme kararında belirtilen adresine çağrı kağıdı gönderilmelidir. Çağrı kağıdı üzerine gelen ve CGTİHK nun 17. maddesi uyarınca erteleme talebinde bulunmayan hükümlü hakkında müddetname tanzim edilerek cezaevine gönderilmelidir.

Şu hallerde de hükümlü hakkında yakalama müzekkeresi çıkartılmalıdır:

a)      Cezanın 3 yıldan fazla hapis olması. Burada dikkat edilmesi gereken konu, mahkeme hükmünde mahsubu öngörülen tutululukta ve nezarette geçen sürelerin ilam geldiğinde hesaplanarak bakiye ceza üzerinden ödeme emri, çağrı kağıdı veya yakalama müzekkeresi çıkartılması gerektiğidir.

b)      Hükümlünün kaçması ya da kaçacağı yolunda şüpheler bulunması,

c)      Usulüne uygun çağrı kağıdına rağmen 10 gün içinde Cumhuriyet başsavcılığına başvurmamış olması,

d)      Cezasının infazı ertelenmiş olup da erteleme süresi sonunda hükümlünün Cumhuriyet başsavcılığına başvurmamış olması.

Yakalama müzekkeresi doğrultusunda yakalanan hükümlüyle ilgili müddetname düzenlenerek cezaevine gönderilir.

 2-      Hükümlü, infaz edilecek ilam nedeniyle cezaevinde tutuklu olarak bulunuyorsa; müddetname düzenlenerek ilam evrakı cezaevine gönderilmelidir. Cezaevinde müddetnamenin bir sureti hükümlüye tebliğ edilmelidir. Bu durumda kişi tutuklu statüsünden çıkmış hükümlü statüsüne geçmiştir. Bu nedenle kişinin tutuklu defterinde bulunan kaydı kapatılmalı, hükümlü defterine kaydı yapılmalıdır.

 3-      Hükümlü, başka bir suçtan dolayı cezaevinde hükümlü olarak bulunuyorsa; görevli mahkemesinden alınacak toplama kararıyla cezalar toplanıp yeniden müddetname düzenlenerek buna göre infaz işlemi yapılmalıdır. Bu hususta hüküm vermek yetkisi en fazla cezaya hükmetmiş olan mahkemeye, bu durumda birden çok mahkeme yetkili ise en son hükmü vermiş olan mahkemeye; hükümlerden biri doğrudan doğruya bölge adliye mahkemesi tarafından verilmiş ise bölge adliye mahkemesine, Yargıtay tarafından verilmiş ise Yargıtay’a aittir. Toplanan bütün cezalara ait ilamlar, müddetnamenin altına not olarak yazılmalıdır.

 4-      Hükümlünün, başka bir suçtan dolayı cezaevinde tutuklu bulunması halinde izlenecek yöntem:

Kural olarak ilamların infazı, tutuklama kararlarının infazından önce gelir. Bu durumda ilamın infazına başlanıp tutukluluk hali durdurulur. İleride yanlışlıklara sebebiyet verilmemesi için Cezaevi müdürlüğünce ilgili mahkemeye durum bildirilmelidir.

Yukarıdaki olasılıklardan birine göre cezaevine alınan hükümlü için Cumhuriyet Savcısınca cezaevi müdürlüğüne aşağıdaki yazı yazılır:

1-     Müddetnameye göre cezanın infazı

2-     Yiyecek bordrosu yapılarak hükümlüye tebliği: (Altı aydan fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilenler için altı ayda bir,altı aydan az hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilenler için salıverilecekleri tarihten bir hafta önce düzenlenmeli)

3-     Hükümlünün askerlikle ilişkisi var ise tahliyesinde serbest bırakılmayarak askerlik şubesi başkanlığına teslim edilmek üzere jandarma komutanlığına teslimi,

4-     Bir yıl ya da daha fazla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum edilen reşit hükümlüler için vasi atanması yolunda yazı yazılması istenir. Vasi atamada yetkili merci hükümlünün cezaevine alınmadan önceki en son ikametgahı sulh hukuk mahkemesidir. Vasi atanması için Cezaevi müdürlüğü, iki ay içinde bu yer mahkemesine Cumhuriyet savcılığı aracılığı ile yazı yazmalı ve yetkili sulh hukuk mahkemesince resen araştırma yapılarak vasi atanmalıdır.

            Hükümlünün kararı veren mahkemenin yanında bulunan Cumhuriyet Başsavcılığının yargı çevresi dışında oturması halinde hürriyeti bağlayıcı cezanın infazı İşlemi:

             İlam oturulan yerin yargı çevresinde bulunan C.Savcılığına postayla ve mutlaka iadeli taahhütlü mektup ile gönderilmelidir. İnfaz işlemleri bu Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülür.

İlamı alan Cumhuriyet Savcılığı, yukarıda açıklandığı gibi ilam üzerinde gerekli incelemeleri yaptıktan sonra ilamı, ilamat defterine kaydetmeli ve ilamat numarasını ilamı gönderen Cumhuriyet başsavcılığına bildirmelidir. Ayrıca ilamın akıbeti hakkında düzenli aralıklarla ilamı gönderen Cumhuriyet başsavcılığına bilgi vermelidir.  

            Mükerrirlere Özgü İnfaz Rejimi:

             Tekerrür: Daha önce işlenen suça ilişkin mahkumiyet kararının kesinleşmesinden sonra tekerrüre esas yeni bir suç işlenmesidir.

Sonradan işlenen bir suç nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için bu suçun; önceden işlenen bir suçtan dolayı beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkumiyet halinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl içinde işlenmesi; önceden işlenen bir suçla ilgili beş yıl ya da daha az süreli hapis ya da adli para cezasına mahkumiyet halinde ise bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl içinde sonraki suçun işlenmesi gerekir.

Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazına Dair Kanunun 108. maddesinde mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri şu şekilde düzenlenmiştir.

Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan;

a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının,

b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının,

c) Süreli hapis cezasının dörtte üçünün,

İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir.

Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.

İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez.

Hâkim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler.

Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır.

Hâkim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.

Görüldüğü üzere, 765 sayılı Türk Ceza Kanunundan farklı olarak  5237 sayılı Türk Ceza Kanununda verilen cezaların tekerrür nedeniyle artırılması düzenlenmemiş ve bu husus infaz aşamasından dikkate alınarak ayrı bir koşullu salıverme hâli düzenlenmiştir.

Koşullu Salıverme:

      Koşullu salıverme, hakkında hükmedilen hapis cezasının bir kısmını cezaevinde iyi halli olarak geçiren hükümlünün, yasada ön görülen diğer koşulların da varlığı halinde bihakkın tahliye tarihinden önce salıverilmesidir.

Hükümlünün koşullu salıverilmeden faydalanabilmesi için,  ceza infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara içtenlikle uymasıhaklarını iyi niyetle kullanması, yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirmesi ve uygulanan iyileştirme programlarına göre de toplumla bütünleşmeye hazır olduğunun disiplin kurulunun görüşü alınarak idare kurulunca saptanmış bulunması gerekmektedir. (md. 89).

1987′den 2013′e Anayasa değişiklikleri

12 Eylül 1982. Türkiye’de askeri darbeyle sivil otorite görevden uzaklaştırıldı. Yerine silahlı güce dayanan otorite geldi. Koşullar neydi, nasıl oluştu? Hep tartışıldı. Bu tartışma daha süreceğe benziyor.

Her darbe yönetiminde olduğu gibi 12 Eylül yönetimi de kendi hukuksal sistemini oluşturdu. Yapılan 1982 Anayasası, 7 Kasım 1982 tarihindeki halkoylamasında yüzde 91.17 ”Evet” oyuyla kabul edildi. Bu orana nasıl ulaşıldığı da tartışılagelen bir durum. Sonunda askeri yönetim tarafından yap(tır)ılan anayasa 9 Kasım 1982′de yürürlüğe girdi. Anayasa toplam 177 madde ve 16 geçici maddeden oluşuyordu. Eleştirilen çok yönü vardı, ancak maddeler kendi kendi bütünlüğü içinde ve öngörülen yapısal oluşum içinde düzenlenmişti.

 

1982 Anayasal sisteminin daha beşinci yılında ilk değişiklik gündeme geldi. Aradan geçen 25 yılda,  1982 Anayasası’nın 106 maddesi ve 4 geçici maddesi ile bir kez de başlangıç metni değiştirildi. Eklenen üç geçici maddeden ikisi daha sonra metinden çıkarıldı. Bu değişikliklerin biri Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildi. Yapılan değişiklikler, 1982 Anayasası’nın yüzde 60′nın yeniden düzenlenmesi niteliğindeydi.

Türkiye’de bugün yeni bir anayasa metni hazırlanıyor. Bu amaçla kurulan uzlaşma komisyonu, ilk değişikliğin 25. yıldönünde yeni bir anayasal metin ortaya koyma çabasında. Bu çabanın sonucu, sivillerin toplumsal uzlaşma kültürünün nereye kadar götürülebileceğinin de bir örneği olacak. Bugünkü çalışmaların sonunda ”toplumsal uzlaşı” mı ortaya konulacak, yoksa yeni bir ”anayasa tartşması” mı başlayacak, bunu zaman gösterecek.

1982 Anayasası’nda farklı iktidarlar döneminde yapılan değişiklikler şöyle sıralanabilir:

Siyasi yasaklar kalktı

1982 Anayasası’ndaki ilk değişiklik anayasanın kabulünden 5 yıl sonra yapıldı.14 Mayıs 1984 tarihinde TBMM’de kabul edilen bu değişiklik 17 Mayıs 1987′de Resmi Gazete’de yayımlandı. İktidarda ANAP vardı ve Başbakan Turgut Özal’dı.
Bu düzenlemeyle Anayasa’nın 67, 75. ve 175. maddeleri yeniden düzenleniyor, Geçici 4. madde ise yürürlükten kaldırılıyordu. 67. maddenin değiştirilmesiyle  seçmen olma yaşı 21′den 19′a indirildi; 75. madde yeniden düzenlenerek milletvekili sayısı 400′den 450′ye yükseltildi.

12 Eylül öncesi siyasi partilerin ve liderlerine siyaset yasağı getiren Geçici 4. madde, bu konuda yapılan halkoylamasıyla yürürlükten kaldırıldı. Bu, 12 Eylül yasakçı yaklaşımına yönelik bir tavır olarak da yorumlanıyordu. Böylece, Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan ve Alparslan Türkeş gibi liderlerin de aralarında bulunduğu kişiler ve siyasi partilerine yönelik siyaset yasağı sona erdi.

Radyo ve TV yayıncılığına serbestlik

Anayasa’daki ikinci değişiklik 8 Temmuz 1993 tarihinde yapıldı.  İktidarda bu kez DYP-SHP koalisyon hükümeti vardı ve Başbakanlık koltuğunda Tansu Çiller oturuyordu.

Radyo ve televizyon yayıncılığıyla ilgili 133. maddesi yeniden düzenlendi. Böylece, radyo ve televizyon istasyonları kurmak ve işletmek, yasal düzenlemelerle oluşturulacak şartlar çerçevesinde serbest hale getirildi.


Milletvekili sayısı arttı

Anayasa’daki 23 Temmuz 1995 tarihinde yapılan üçüncü değişiklik geniş kapsamlıydı. Anayasanın başlangıç metninin yanı sıra 33, 53, 67, 68, 69, 75, 84, 85, 93, 127, 135, 149. ve 171. maddeleri yeniden düzenlendi, 52. madde yürürlükten kaldırıldı.
Bu değişiklik kapsamında daha önce 19 olan seçmenlik yaşı 18′e indirildi. Siyasal partilerin yurt dışı faaliyetleri, kadın ve gençlik kolları gibi yan örgüt kurmalarını yasaklayan hükümler kaldırıldı. Yüksek öğretim elemanlarına, yasayla düzenlenecek çerçevede, siyasal  partilere üye olabilme imkanı sağlandı. Yüksek öğretimde kurumlarındaki öğrencilere de siyasal partilere üye olma hakkı .

1987′deki değişiklikle 400′den 450′ye çıkarılan milletvekili sayısı bu kez 550′ye yükseltildi.  ”Milletvekilliğinin nasıl sona ereceği” konusundaki tartışmalı hüküm yeniden düzenlendi. Yasama yılı başlangıcı Eylül ayından Ekim’e alındı. Anayasa’nın sendikalara siyasal faaliyet yasağını düzenleyen 52. maddesi yürürlükten kaldırıldı. Böylece,  sendikacıların siyasal faaliyette bulunmalarının yanı sıra sendikaların ve siyasal partilerin birbirlerine destek vermesinin önündeki engel kaldırıldı.

DGM’lerin üye yapısı

Dördüncü değişiklik 18 Haziran 1999 damgasını taşıyor.
Anayasa’nın 143. maddesinde yeniden düzenlenerek DGM’lerde yer alan asker üyelerin yerine sivil yargıçların atanması sağlandı. Bu düzenleme, daha sonraki süreçte kaldırılacak olan DGM’lerin sivilleşterilmesi anlamına geliyordu.

Özelleştirmeye anayasal güvence

Tarih 13 Ağustos 1999′yi gösteriyordu. Bu dönemde iktidarda DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti vardı ve Bülent Ecevit başbakan koltuğundaydı.
1982 Anayasasına beşinci değişiklik yapıldı. Bu kez Anayasanın 47, 125. ve 155. maddeleri yeniden düzenlendi. 47. maddede yapılan değişiklikle ”özelleştirme” kavramı Anayasal güvenceye alındı. Bu kapsamda, kamu tüzel kişilerinin mülkiyetindeki işletme ve varlıkların özelleştirilmesine yönelik ilke ve yöntemlerin yasayla düzenleneceği hükme bağlandı.
Kamu hizmeti imtiyaz sözleşme ve şartlaşmalarında doğacak uyuşmazlıklarda da tahkim yolu açıldı.
Anayasanın 155. maddesinde değişiklik yapılarak, imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri, Danıştay’ın inceleme yapacağı konular arasından çıkarıldı. Düzenlemeyle Danıştay bu durumlarda sadece görüş bildirebilecek konuma getirildi. Bu, 1924 Anayasası’nda benimsenen sisteme dönülmesi anlamına geliyordu.

AB müktesebatına uyum

Anayasada yapılan altıncı değişiklik 3 Ekim 2001 tarihini taşıyordu. AB müktesebatına uyum çalışmaları kapsamındaki bu düzelemeler, aynı zamanda Anayasada yapılan en kapsamlı değişiklik oldu.  Bu çerçevede Anayasa’nın başlangıç metninin yanı sıra 13, 14, 19, 20, 21, 22, 23, 26, 28, 31, 33, 34, 36, 38, 40, 41, 46, 49, 51, 55, 65, 66, 67, 69, 74, 86, 87, 89, 94, 100, 118. ve 149. maddeler ile Geçici 15. maddesinde düzenlemeler yapıldı.
Değişiklikler kapsamında, gözaltına alma ya da tutuklanmada kişilerin hakim önüne çıkarılma süreleri AİHS’ne uyumlu hale getirildi. Şüphelilerin en geç 48 saatte, toplu işlenen suçlarda ise en çok 4 günde hakim önüne çıkarılması kuralı getirildi.
”Özel Hayatın Gizliliği” başlıklı madde yeniden düzenlendi. Bu kapsamda herkese, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkı tanındı. Yazılı emir olmadıkça kimsenin konutuna girilemeyeceği, arama yapılamayacağı ve buradaki eşyaya el konulamayacağı anayasal kural olarak düzenlendi.
”Haberleşme Hürriyeti” başlıklı 22. maddede yeniden düzenlenerek, usulüne göre verilmiş hakim kararı ve yazılı emir olmadıkça, haberleşmenin engellenemeyeceği ve haberleşmenin gizliliğine dokunulamayacağı hükmü getirildi.

Düşünce ve ifade özgürlüğünün sınırları genişletildi. Milli güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği ve bölünmez bütünlüğün korunması amaçlarıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanabileceği şartı Anayasa’ya konuldu.
Herkesin derneklere üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahip olduğu yönündeki hüküm anayasa metnine konuldu. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleceklere izin almayı zorunlu tutan düzenleme kaldırıldı. Kanuna aykırı şeklide elde edilmiş bulguların delil kabul edilemeyeceği kuralı getirildi.
Kamulaştırmada, gerçek karşılıkların ödenmesi ve ödemede gecikme halinde faiz yönünden bireylerin zarara uğramamalarına ilişkin hükümler getirildi. Anayasanın 49. maddesinde yapılan değişiklikle devlete, çalışanların yanı sıra işsizleri de koruma görevi verecek şekilde düzenlendi. Asgari ücretin tespitinde, çalışanların geçim şartları ile ülkenin ekonomik durumunun gözönünde bulundurulması hükmü getirildi.
”Seçim kanunlarında yapılan değişiklikler, yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılacak seçimlerde uygulanmaz” hükmü 67. madde metnine eklendi. Parti kapatmadaki 69. maddede düzenlenen ”odak olma” hali tanımlandı. Bir partinin temelli kapatılmasının, sadece Anayasa’nın 68/4. fıkrasındaki eylemlerin odağı haline gelmiş olması şartıyla mümkün kuralı getirildi. Temelli kapatılan bir partinin kurucularının ve her kademedeki yöneticilerinin 5 yıl süreyle yeni bir partinin kurucusu, yöneticisi ve deneticisi olamayacağı hükmü getirildi. Siyasi partiler için kapatmanın yanı sıra Hazine yardımından yoksun bırakılma yaptırımı da anayasla düzelemeye alındı.
Parti kapatma daha zor hale getirildi. Anayasa Mahkemesinin Anayasa değişikliklerinin iptali ve siyasi partileri kapatmada, 5′te 3 çoğunlukla karar vermesi kuralı konuldu.
Türk vatandaşlarına tanınan TBMM’ye dilekçe ile başvurma hakkı, karşılıklılık esası gözetilmek kaydıyla yabancılara da tanındı. Milli Güvenlik Kurulu bünyesine Başbakan yardımcıları ve Adalet Bakanı da dahil edildi; kurul kararlarının tavsiye niteliğinde olduğu metne işlendi.
Anayasa’nın geçici 15. maddesinin son fıkrası yürürlükten kaldırıldı.

Referandumdan döndüren değişiklik

10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in, anayasa değişikliği paketindeki milletvekillerinin özlük ve emeklilik haklarına ilişkin maddeyi referanduma götürme kararı aldı. 86. maddedeki bu düzenleme için 21 Kasım 2001 tarihinde yeniden Anayasa değişikliğine gidildi. Bu maddede değişiklik yapan yasa 1 Aralık 2001′de Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu kapsamda, Sezer’in önceki değişiklik metnini referanduma götürme kararının konusu ortadan kaldırıldı.

Sekizinci değişiklik

1982 Anayasası’ndaki sekizinci değişiklik 26 Aralık 2002 tarihinde yapıldı. Bu kapsamda Anayasanın 76. ve 78. maddeleri yeniden düzenlendi. ”Milletvekilliği Seçilme Yeterliliği” başlıklı maddedeki değişiklikle milletvekili seçilemeyecek şartlar arasında sayılan ”ideolojik veya anarşik eylemlere” ifadesi ”terör eylemlerine” olarak değiştirildi.

TBMM üyeliğinde boşalma durumunda, Meclis kararıyla ara seçime gidilebileceği; ancak bir ilin veya seçim çevresinin TBMM’de üyesinin kalmaması halinde, boşalmayı takip eden 90 günden sonraki ilk Pazar günü ara seçim yapılması hükme bağlandı.

-Ölüm cezası kaldırıldı

Türkiye’de AK Parti iktidardaydı ve başbakan koltuğunun yeni sahibi Recep Tayyip Erdoğan’dı.
AB müktesebatına uyum düzenlemeleri kapsamındaki bir başka anayasa değişikliği paketi 7 Mayıs 2004 tarihinde kabul edildi. Anayasa’nın 10, 15, 17, 30, 38, 87, 90, 131. ve 160. maddelerinde değiştirlidi, 143. madde kaldırıldı.
Bu düzenlemeler kapsamında, kadınlar ve erkeklerin eşit haklara sahip olduğu, 10. maddede yapılan değişiklik ile Anayasa’ya konuldu. Devletin, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlü olduğu da metinde yer aldı. Basın araçları anayasal koruma altına alındı.   Anayasa’nın, 38. maddesinde yapılan yeni düzenlemeyle ölüm cezası kaldırıldı.
Temel hak ve özgürlükler konusunda uluslararası anlaşmalar ile kanunların çelişmesi durumundaki uyuşmazlıkta, hangisinin öncelikli olacağı anayasal düzenlemeye alındı. Bu kapsamda, Anayasanın 90. maddesine bir fıkra eklenerek, uyuşmazlıklarda, uluslararası anlaşma hükümlerinin esas alınacağı ilkesi getirildi.
YÖK’e Genelkurmay’dan temsilci verilmesi uygulamasına son verildi.
Anayasanın 160. maddesindeki  ”Silahlı Kuvvetler elinde bulunan devlet mallarının TBMM adına denetlenmesi usulleri, milli savunma hizmetlerinin gerektirdiği gizlilik esaslarına uygun olarak kanunla düzenlenir” fıkrası metninden çıkarıldı.
1999′daki tümüyle sivil yargıçlardan oluşacak şekilde düzenlenen DGM’ler bu kez kaldırıldı.

RTÜK değişikliği

Anayasadaki onuncu değişiklik 21 Haziran 2005 tarihinde yapıldı. Bu kapsamda, Anayasanın 133. maddesi yeniden düzenlenerek, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na (RTÜK) üye seçimine ilişkin hükümler yeniden düzenlendi.

Onbirinci değişiklik

1982 Anayasası’ndaki onbirinci değişiklik 29 Ekim 2005 tarihinde yapldı.
Bu düzenleme kapsamında Anayasanın 130, 160, 161, 162. ve 163. maddeleri değiştirildi. Sayıştay denetim kapsamı genişletildi; bütçenin hazırlanması, uygulanması ve kontrolüne ilişkin süreç yeniden düzenlendi. Anayasanın 162. maddesindeki ”genel ve katma bütçe tasarıları” ibaresi ”merkezi yönetim bütçe tasarısı” şeklinde değiştirildi.

Seçilme yaşı 25′e indi

1982 Anayasası’nda yapılan onikinci değişiklik 13 Ekim 2006 tarihini taşıyordu. Anayasanın 76. maddesinde yapıla değişiklikle seçilme yaşı 30′dan  25′e indirildi.

Onüçüncü değişiklik

1982 Anayasası’ndaki onüçüncü değişiklik 10 Mayıs 2007 tarihinde yapıldı.
Bu çerçevede, Anayasaya Geçici 17. madde eklendi. Bu düzenlemeyle, 22 Temmuz 2007′de yapılacak seçimde; bağımsız adayların isimlerinin birleşik oy pusulasında yer almasına yönelik düzenlemeler yapılıyordu.

Cumhurbaşkanını halkın seçmesi

1982 Anayasası’nda 31 Mayıs 2007 tarihinde yapılan 14. değişiklik de önemli düzenlemeler getiriyordu. Bu kapsamda, Anayasanın 77, 79, 96, 101. ve 102. maddeleri yeniden düzenlendi; Anayasaya Geçici 18. ve Geçici 19. madde eklendi.
Milletvekili seçiminin 5 yıl yerine 4 yılda bir yapılması öngörüldü. TBMM’nin,  seçimler dahil yapacağı tüm işlerde, üye tamsayısının 3′te 1′i (184) ile toplanması  kurala bağlandı. Meclis’in, Anayasa’da başkaca bir hüküm yoksa toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile karar vermesi, ancak karar yeter sayısının hiçbir şekilde üye tamsayısının 4′te 1′inin bir fazlasından az olamayacağı hükmü getirildi.
Cumhurbaşkanı seçiminde de köklü değişikliğe gidiliyordu. Cumhurbaşkanının 5+5 yıllık görev süresiyle ve halk tarafından seçilmesi kuralı getirildi. Bu seçimin nasıl yapılacağına ilişkin düzenlemeler ve buna ilişkin usul ve esasları düzenleme konusanda YSK’ya verilen yetkiler de anayasa değişikliğinde yer alıyordu.

Anayasa’nın, ”Seçim kanunlarında yapılacak değişikliklerin, yürürlüğe girdikleri tarihten itibaren 1 yıl içinde uygulanamayacağına” ilişkin maddesinin, Cumhurbaşkanı seçiminde dikkate alınmaması hükme bağlandı. Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin getirilen yeni düzenlemelerin 11. Cumhurbaşkanı seçiminde uygulanmasını öngörülüyordu. Bu düzenlemeler halkoyuna sunuldu.

Onbeşinci değişiklik

Anayasa’daki 15. değişiklik 16 Ekim 2007′da gerçekleştirildi. Bu, bir bakıma, daha önceki değişiklik ve ardından oluşan yeni parlamentonun yeni cumhurbaşkanını seçmesiyle kaçınılmaz hale gelmişti. Bu kapsamda,  ”Seçim kanunlarında yapılacak değişikliklerin 11. Cumhurbaşkanı seçiminde uygulanması”na imkan sağlayan Geçici 18. madde ile ”Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin getirilen yeni kuralın 11. Cumhurbaşkanı seçiminde de uygulanmasını” öngören Geçici 19. madde Anayasa metninden çıkarıldı.

Anayasa Mahkemesi iptal etti

1982 Anayasası’nın 10. maddesi 9 Şubat 2008 tarihinde değiştirildi. ”Üniversitelerde türbanı serbest bırakan düzenleme” olarak da nitelenen değişiklik kapsamında, ”devlet organları ve idare makamlarının, bütün işlemlerinde olduğu gibi her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorunda olduğu” kurala bağlanıyordu. Anayasa 42. maddede yapılan değişiklikle ise yüksek öğretimde başörtüsünün serbest bırakılmasına ilişkin hüküm kabul edilerek, kanunda açıkça yazılı olmayan herhangi bir sebeple, kimsenin yüksek öğrenim hakkını kullanmaktan mahrum edilemeyeceği belirtildi.
Yapılan bu değişiklikler Anayasa Mahkemesi’nce iptal edildi

Darbe yönetimine yargı yolu

1982 Anayasası’nda yapılan 17. ve son değişiklik 7 Mayıs 2010 tarihli kanunla yapıldı. Bu düzenlemeler, 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinin 30′uncu yılında halk oylamasına sunularak kabul edildi.
Bu değişiklikler 1982 Anayasası’nın 23 maddesi ile Geçici 15, 18 ve 19. maddelerini kapsıyordu. Anayasanın Geçici 15. Maddesi’nin yürürlükten kaldırılması 12 Eylül darbesi yöneticilerine yargı yolunun açılması anlamına geliyordu. Sendikal yaşam, ekonomi ve sosyal konulara ilişkin düzenlemeler Anayasanın 10, 20, 23, 41, 51, 53, 54, 74, 84, 94, 125, 128, 129, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 156, 157, 159, 166. madelerini kapsıyordu.
Yapılan değişikliklerdeki bazı hükümler Anayasa Mahkemesince iptal edildi. Anayasa değişikliği ise  12 Eylül 2010 tarihinde halkoyuna sunuldu ve kabul edildi.
Anayasal Bilgiler (Soru Cevaplar):

• 1-Osmanlı Devletinin yönetim biçimi 1876 anayasası öncesinde nasıldır? Mutlak monarşi

2-Türk Hukuk sisteminde ilk anayasal girişimin adı nedir?Senedd-i ittifak

3-Osmanlı Devletinin ilk anayasası hangisidir? 1876 Kanun-i Esasi

4-Egemenliğin millete ait olduğu,ilk kez hangi anayasa ile kabul edilmiştir?1921 Anayasası.

5-Laiklik ilkesi anayasamıza ilk kez ne zaman girmiştir? 1937(1924 anayasasında yapılan değişiklikle)

6-Devletin dini İslam’dır ibaresi ne zaman çıkartılmıştır?1928(1924 anayasasında yapılan değişiklikle)

7Çok partili siyasi hayat ilk kez hangi anayasa döneminde başlamıştı?1924

8-Hangi hallerde ve kim tarafından seçimlerin ertelenmesine karar verilebilir? Savaş hali/TBMM

9-TBMM ve yerel yönetimler seçimleri kaç yılda bir yapılır? 5

10-Süresi dolmadan meclis seçimlerine kim karar verir? TBMM

11-Meclis çalışmalarını hangi düzenlemeye bağlı olarak yürütür? Meclis iç tüzüğü

12-Yasama dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili nereye müracaat edebilir? Anayasa mahkemesi

13-Yasama sorumsuzluğunun kapsamı nelerden ibarettir? :Oy,söz ve düşünce

14-Türkiye’de uygulanan genel seçim barajı yüzde kaçtır? 10

15-Türkiye’de yapılan seçimlerin denetimi ve gözetimini sağlayan kuruluş kimdir? Yüksek seçim kurulu

16-Ara seçimlere hangi hallerde gidilir? TBMM üyeliğinin %5’ini boşalması Bir ilin veya seçim çevresinin TBMM hiç üyesinin kalmaması.

17-Yasama dokunulmazlığını kaldıran karar organının adı nedir? Anayasa mahkemesi

18-Genel seçimlere ne kadar süre kala/ süre geçmedikçe ara seçim yapılamaz? 1 yıl kala/30 ay geçmedikçe

19-Milletvekilinin seçimden önce veya sonra işlediği ileri süren bir suç nedeniyle tutuklanamamasına,sorguya çekilememesine,yargılanamaması na ne ad verilir? Yasama dokunulmazlığı

20-Millet vekilliğini düşüren halleri maddeleyiniz? İstifa,**üm ve gaiplik, Milletvekili seçilmeye engel bir suçtan hüküm giyme, Mecliz çalışmalarına izinsiz ve özürsüz 5 birleşim günü katılmama, Milletvekilliği görevi ile bağdaşmayan bir işi sürdürmekte ısrar etme

21-TBMM’nin hükümeti denetleme yollarını yazynız? Soru,Gensoru,Meclis araştırması,Meclis soruşturması

22-Meclis denetim yollarından hangisi hükümetin siyasi sorumluluğunu doğurur? Gensoru ve meclis soruşturması

24-TMBB’yi doğrudan toplantıya çağırabilecek olan kişiler? Cumhurbaşkanı/Meclis başkanı

25-Cumhurbaşkanına kim vekalet eder? Meclis başkanı

26-Meclis başkanı kim tarafından seçilir? TBMM

27-TBMM toplantı ve karar yeter sayısı hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir? Meclisin 3/1 ile toplanır ve salt çoğunlukla karar verir.Ancak karar yeter sayısı meclis üye sayısının 4/1 altında olamaz.

28-Yürütme işlevini üstlenen kuruluşları yazınız? Cumhurbaşkanı/Bakanlar kurulu

29-“Meclis hükümeti sisteminden vazgeçilerek parlementer sisteme geçilmiş ve iki başlı yürütme biçimi benimsenmiştir.”yukarıdaki değişiklik hangi anayasayla yapılmıştır? 1924 Anayasası.

32-Cumhurbaşkanının istisnai ceza sorumluluğu dışındadır? Vatana ihanet

33-Genelkurmay Başkanlığı hangisine karşı sorumludur? Başbakan

34-TBMM genel seçimlerinden önce çekilen bakanlar hangileridir? Adalet,İçişleri,Ulaştırma bakanlıkları

35-Devlet denetleme kurumu kime bağlıdır.Hangi alanları denetleyemez? Cumhurbaşkanlığına,Askeri ve Adli kurumları

36-Ulusal güvenlik politikaların oluşturulmasında hükümete yardımcı olan kuruluş? MGK(Milli Güvenlik Kurulu)

37-Bakanlıkla ilgili önemli bilgiler oluşturunuz? Başbakanın önerisi üzerine Cumhurbaşkanı tarafından atanır ve görevden alınırlar. Bakanlar kurulu oy birliği ile karar alır.
Bir bakan en fazla bir bakana vekalet edebilir. Yüce divana giden bakanın görevi sona erer. Gensoru yoluyla bakanların siyasi sorumluluğuna gidilebilir.

38-Kanun hükmünde kararname çıkarma kim tarafından kime verilir? TBMM tarafından Bakanlar kuruluna verilir.

39-Kanun hükmünde kararnameler genel olarak ne zaman yürürlüğe girer? Resmi gazetede yayımlandıkları gün.

40-Kuvvetler birliğini oluşturan unsurlar nelerdir?Ve kimler trf. Kullanılır? Yasama—TBMM Yürütme–Cumhurbaşkanı/Bakanlar kurulu Yargı—Bağımsız Türk mahkemeleri
41-Yüksek mahkemeleri yazınız? Anayasa mahkemesi,Danıştay,Yargıtay,As keri Yargıtay,Askeri yüksek İdare mahkemesi,uyuşmazlık mahkemesi. (Sayıştay/YSK Yüksek mahkeme değildir)

42-“Hakim ve savcılar azlolunamazlar,kendileri istemedikçe anayasada gösterilen yaştan öne emekliye ayrılamazlar”.Yukarıda anlatılan ilke nedir? Hakimlik teminatı

43-Hakim ve savcılar Yüksek kurulu başkanı aşağıdakilerden hangisidir? Adalet bakanı.

44-Hakim ve Savcılar Yüksek kurulu üyeleri-Adalet başkanı ve müsteşarı hariç-kim tarafından atanır?Ve üyelerinin görev süresi ne kadardır? Cumhurbaşkanı tarafından 4 yıl süreyle.

45-Kanun Hükmünde Kararnamelerin Anayasaya uygunluğunu kim yapar? Anayasa mahkemesi.

46-Anayasa mahkemesi tarafından sadece şekil yönünden denetlenir? Anayasa değişikliği.

47-Adliye mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin temyiz mercii neresidir? Yargıtay.

48-İdari mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin temyiz mercii neresidir? Danıştay

49-Askeri mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin temyiz mercii neresidir? Askeri Yargıtay

50-Hakim ve savcılar kim tarafından denetlenirler? Adalet bakanlığı.

51-Anayasa mahkemesi başkanını kim seçer? Anayasa mahkemesi üyeleri.

52-Anayasa mahkemesi üyelerini kim seçer? Cumhurbaşkanı.

53-Anayasa mahkemesi kararlarıyla ilgili birkaç not yazınız? İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa mahkemesi kararları kesindir.devletin bütün kurumlarını ve gerçek/tüzel kişileri kapsar.
İptal edilen hükümler,iptal kararının resmi gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar.Anayasa mahkemesi iptal hükmünün gireceği tarihi ayrıca karalaştırabilir.Bu süre kararı Resmi gazetede yayımlandığı günden başlayarak 1 (Bir) yılı geçmez.
Anayasa mahkemesi bir hükmü iptal ederken kanun koyucu gibi hareket ederek,yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.

54-Yargıtay üyeleri kim tarafından şeçilir? Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu.

55-Anayasa kaç maddeden oluşmaktadır? 177

56-Anayasamızın ilk maddesini yazınız? Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

57-Vatandaş Kime denir? Türkiye’ye vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkese vatandaş denir.

58-Bir siyasi partinin kapatılmasına neden olan yöneticiler kaç yıl ceza alırlar? 5

59-Siyasi partiler hangi mahkemenin kararıyla kapatılırlar? Anayasa mahkemesi.

60-Seçim dönemi dolmadan seçimlerin yenilenmesine karar verilerek yapılan seçime ne ad verilir? Erken seçim

61-Yüksek Seçim Kurulunun kararları aleyhine hangi mercie başvurulur? YKS karaları kesindir.Başvurulamaz…

62-Bir seçim döneminde en fazla kaç defa ara seçime gidilir?Koşulları nelerdir.2(iki)kez..Bir ilin veya seçim bölgesinin TBMM üyesi kalmaması.

63-Milletvekili tarafından yapılan kanun önerisine ne ad verilir? Kanun teklifi.

64-Bakanlar Kurulu tarafından yapılan kanun önerisine ne ad verilir? Kanun tasarısı.

65-hükümet olmayan,mecliste temsil olunan partilerden en fazla milletvekiline sahip partiye ne ad verilir? Ana muhalefet partisi.

66-Birden fazla partinin bir araya gelerek hükümet kurmalarına ne ad verilir? Koalisyon.

67-Salt çoğunluk nedir? Meclis üye tamsayısının bir fazlası(550/2+1)

68-Milletvekilleri hangi sosyal güvenlik kurumuna tabidir? T.C Emekli Sandığı

69-Milletvekiline sağlanan mali imkanların tamamı hangi şıkta verilmiştir? Ödenek-yolluk-emeklilik imkanı.

70-Henüz kanunlaşmamış kanun tasarısının ömrü ne kadardır? Hükümetin ömrüyle sınırlıdır.

71-Anayasamıza göre kanun hükmünde kararname hangi nitelikleri taşımalıdır? Önemli olma,kısa süreli olma,Zorunlu olma ve sosyal/eko.haklarla ilgili olma.

72-Anayasamıza göre doğrudan iptal davası açabilme hakkı kimlere
aittir? Cumhurbaşkanı,İktidar ve ana muhalefet partisi.

73-Tüzükler hakkında kısa notlar yazınız? Kanunların uygulanmasını göstermek veya emrettiği işleri belirtmek, Kanunlara aykırı olamazlar, Danıştay’ın incelemesinden geçerler, Bakanlar kurulunca çıkarılır.

74-Yönetmelik çıkarma yetkisi sadece kime aittir? Kamu tüzel kişiliğine sahip olan kurumlar.

75-Cumhurbaşkanına ilk kez 1982 anayasasıyla hangi değişiklik getirilmiştir? Başbakanını önerisi üzerine bakanların görevine son vermek, Cumhurbaşkanının dışarıdan seçilmesine olanak sağlanması.

76-Sosyal düzen kuralları nelerden oluşmaktadır? Hukuk,gelenek-görenek,Din kuralları,ahlak kuralları,Görgü kuralları.

76-Hukukun diğer sosyal kurallarından temel farkı nedir? Yaptırımı devlet zoruna dayanması-Kamu gücünü barındırması.

77-Bir kuralın hukuk niteliği taşıması için gerekli olan üç şey nedir? Yazılı,sürekli,genel olması gerekir.

78-Kurallar hiyerarşisinin en üst sırasındaki norm hangisidir? Anayasa daha sonra kanun,KHK,tüzük,yönetmelik.

79-Hangi hukuk dalında örf ve adete yer verilmez? Ceza hukuku.

80-Bölge idare mahkemesi hakkında kısa notlar tutunuz? Adalet bakanlığınca kurulur.İdare ve vergi mahkemesinin tek hakimle verdiği kararlara karşı yapılan itirazları kesin olarak karara bağlar.
81-Ceza mahkemeleri genellikle hangi davalara bakmaktadır? Dolandırıcılık,Hırsızlık,Yaral ama ve Cinayet.

82-Yetkili bir makam tarafından olan ve hala yürürlükte bulunan hukuk kurallarının tümüne ne ad verilir? Pozitif Hukuk.

83-Normal erginlik hangi yaşın doldurulmasıyla kazanılır? 18

84-1982 anayasasına göre değiştirilemeyecek hükümler nelerdir? Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
Atatürk milliyetçiliğine bağlı,insan haklarına saygılı,Laik,demokratik,soysa hukuk devletidir. Milli marşı İstiklal Marşıdır. Başkenti Ankara,Dili Türkçe’dir

85-1921 Anayasasının getirdiği en temel yenilik nedir? Milli Egemenlik

86-1982 anayasasında temel hak ve hürriyetlerin sınırlandırılmasında dikkate alır? Milletlerarası hukuktan doğan yükümlülüklerin ihlal edilmemesi, **çülülük ilkesi,
Demokratik toplum düzenin gerekleri, Anayasanın sözüne ve ruhuna aykırı olmaması.

87-Türk Tarihindeki tek yumuşak anayasamız hangisidir? 1921 Anayasası.

88-Hangileri KHK ile düzenleme imkanı yoktur? Bütçe,Temel haklar,Kişi hakları,Siyasi haklar.

89-Yasama dokunulmazlığının kaldırılması ve üyeliğin düştüğüne dair meclis kararının iptali Anayasa mahkemesinden ne kadar süre içinde istenebilir? Bir hafta (7 gün)

90-Kanun hükmünde kararnameler hangi anayasal düzenleme ile gelmiştir? 1961 Anayasasında 1971 değişikliğiyle.

91-Türkiye Büyük Millet Meclisi bir yasama yılında en fazla ne kadar tatil yapar? 3(Üç) ay.

92-Yasama organının bir konuyu araya işlem girmeksizin doğrudan doğruya düzenleyebilmesi hangisi ile ifade edilir? Yasama ilkelliği.

93-Siyasi partilerin mali denetimini ve temelli kapatılmasına kim karar verir? Anayasa mahkemesi.

94-Anayasa mahkemesini şekil bakımından iptal davası,değişikliğin yayını tarihinden itibaren kaç gün içinde alınabilir? 10 (On) gün içinde…

96-Hakimlik teminatının en önemli unsuru nedir? Hakimlerin azlolunmaması ilkesi.

97-Bir mahkemede görülmekte olan davanın karara bağlanmasının,karar etkisi olacak normun anayasaya uygun olup olmamasına bağlı olduğu durumda yapılan denetime ne ad verilir? Somut norm denetimi

98-Somut norm denetiminde Anayasa mahkemesinin ne kadar süre içinde karar vermesi gerekir? 5 (Beş) ay

99-Halkın doğrudan katılmasını sağlayan yönteme ne ad verilir? Referandum.

100-Koruyucu hak ne demektir? Bireyi,devlete ve topluma karşı koruyan hak.

101-1982 Anayasasına göre,aşağıdakilerden hangisi TBMM’ye karşı,milli güvenliğin sağlanmasından sorumludur? Bakanlar Kurulu

102-1982 Anayasasında “Siyasi partiler,önceden izin almadan kurulurlar”hükmü hangi temel ilkenin bir gereğidir? Demokratik devlet

103-1982 Anayasasına göre TBMM’de aşağıdakilerden hangisinin gizli oyla yapılması zorunludur? Cumhurbaşkanın seçilmesi.

105-1982 Anayasasına göre Cumhurbaşkanının tek başına yapabileceği işlemlerin yargısal denetimi ile ilgili olarak ne söylenebilir?Bu işlemlere karşı yargı yoluna gidilemez.

106-Demokratik bir toplumda halk yöneticilerini nasıl belirler? Seçim ile.

107-1982 Anayasasına göre,Cumhurbaşkanı tarafından hükümeti kurmakla görevlendirilen kişinin,mutlaka taşıması gereken koşul nedir? Milletvekili olması(Meclis üyeliği)

108-1982 Anayasasına göre açık olan bakanlıklarla izinli veya özürlü bakanlara kim vekalet eder? Bakanlardan biri.

109-Dilekçe hakkı nedir? Vatandaşların kendileriyle ilgili dilek ve şikayetleri hakkında yetkili makamlara ve TBMM’ye yazı ile başvurma hakkıdır.

110-Köyde bulunan bütün seçmenlerin bulunduğu kurula ne ad verilir? Köy derneği.

111-Emlak vergisi veya veraset ve intikal vergisinin aşırı ölçüde yükseltilmesi,aşağıdaki temel hak ve özgürlüklerinden hangisini kısıtlar? Emlak,arsa,konut taşınmaz mallar olup,Mülkiyet hakkını kısıtlar.

112-Parlementer sistemin ayrıcı bir özelliğini yazınız? Yürütme organının yasama organından kaynaklanması ve ona karşı sorumlu olması.

113-1982 Anayasasında yer alan ”Türkiye Devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür ”hükmü hangisinin doğal sonucudur. Milli egemenlik.

114-Türk Tarihindeki ilk yazılı anlaşmanın adı nedir? 1876 Kanun-ı Esasi

115-1982 Anayasasına göre Cumhuriyetin nitelikleri nelerden oluşur? İnsan haklarına saygılı,Laik,Demokratik,sosyal hukuk devleti.

116-Türk vatandaşlığını kanıtlamada kullanılabilecek belgeler nelerdir? Nüfus cüzdanı,Nüfus kayıtları,pasaport,pasavan ve ehliyet.

117-Bir kimsenin kendi şahsına ve malına yapılan ve halen devam eden hukuka aykırı bir saldırıyı önlemek için yaptığı karşı saldırı niteliğindeki eyleme ne ad verilir? Meşru müdafaa.

118-Türkiye’nin taraf olduğu Milletler arası sözleşme çerçevesinde hangi kurumun zorunlu yargı yetkisini kabul etmiştir? Avrupa İnsan Hakları mahkemesi.

119-1982 Anayasasına göre savaş,seferberlik,sıkıyönetim ve olağanüstü hallerde milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlal edilmek kaydıyla aşağıdaki temel hak ve hürriyetlerden hangisinin kullanılması durdurulamaz? Vicdan hürriyeti
ali konferansı başladı. Yaklaşık 200 ülkeden temsilciler, iklim değişikliği ile mücadele yollarını görüşmek üzere Endonezya’nın Bali kentinde biraraya geldi.
Birleşmiş Milletler’in öncülüğünde bugün başlayan iki haftalık toplantıda, geçerlik süresi 2012 yılında dolacak olan Kyoto Protokolü’nün yerini alacak yeni bir anlaşma için müzakere çerçevesi ve takvmi belirlenmesi öngörülüyor.

 

Adli Terimler:

Adli sicil kaydı: Kesinleşmiş mahkumiyet kararlarını gösterir kayıt.
Aleniyet: Açıklık, izlenebilirlik.

Ara karar: Son hüküm olmayıp hükme giden yolda verilen ara, yardımcı kararlar.

Arama (Adli arama): Hâkim kararı ile yapılan ev ve işyeri araması.

Arama (Önleme araması): Suçun işlenmeden önceki aşamasında idarece
yürütülen arama biçimi.

Ayırma (Davaların ayrılması): Fiili ya da hukuki bağlantısı olmayan veya birisi
hakkında verilecek kararın diğer davayı etkilemeyeceği durumlarda
davaların ayrılarak yürütülmesi.

Bağlantı (Davalar arası): İrtibat, bir dava hakkında verilecek karar diğerini
etkileyebilecek durumda olması.

Beraat: Suçlu bulunmama hali, başlangıçtan beri kirlenmemiş olma.
Bihakkın (Tahliye): Şart olmaksızın, hakkıyla cezasını çekmiş, tüketmiş olma.

Bilirkişi (Ehl-i vukuf): Alanında görüşüne başvurulacak kadar uzman.

Birleştirme (Davaların birleştirilmesi): Aralarında bağlantı olan, biri hakkında
verilecek kararın diğer dava sonucu etkileyecek olması durumunda
her iki davanın birlikte yürütülmesi.

Bono: Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen, alacağın miktarını, borçlusunu ve
ödenme zamanını gösteren belge.

Butlan: Hukuki işlemin hiç doğmamış sayılması, yok sayılması.
Cebri icra: Zorla yerine getirme.

Celse: Oturum, duruşma.

Ceza fişi: Kesinleşen kararların türü ve miktarına ilişkin adli sicil (sabıka)
kayıtlarına işlemek üzere düzenlenen ve adli sicile sevkedilen evrak.

Ciranta: Bir senedi ciro eden kimse.

Ciro: Bir senet veya havalenin alacaklı tarafından diğeri namına çevrilmesi ile
üzerine buna dair şerh verilmesi.

Çağrı kâğıdı: Cumhuriyet Savcılığı aşamasında dinenmesi gereken şüpheli,
mağdur ve tanıkların gelmesini isteyen kağıt.

Daimi arama: Faili bulunamayan suçların araştırıldıkları dosyalara verilen isim.

Davaname: Cumuriyet savcısının konuyu ilgilendiren ancak ceza davası niteliği
taşımadığı için hukuk mahkemelerinde görülecek olan davayı açtığı
belge.

Açıklama: Özellikle mahkemeler, genel olarak da adliyelerin günlük
işleyişinde sıkca kullanılan hukuki terimlerden bir kısmı kitabın daha kolay
anlaşılması amacıyla listelenerek kısaca açıklanmaya çalışılmıştır. Terimlerin
açıklamaları Türk Dil Kurumu güncel türkçe sözlük ve çeşitli hukuk
sözlüklerinden yararlanılarak hazırlanmıştır.

Davanın kabulü: Dava dilekçesindeki istemi bütünü ile veya kısmen kabul eden
hukuk mahkemesi sonuç kararları.

Davanın reddi: Dava dilekçesindeki istemi bütünü ile veya kısmen reddeden
hukuk mahkemesi sonuç kararları.

Davetiye: Duruşmaya çağrı kağıdı.

Davetname: Çağırmaya yetkili makamların kişinin hazır olması bakımından
çıkarılan çağrı kağıdı.

Delil: Bir vakıanın varlığını ortaya koyan vasıta, işaret.

Denetimli serbestlik: Cezaevine girmeksizin, dışarıda bazı kurallara uyma
zorunluluğu.

Disiplin hapsi: Yargılama sürecinde düzen bozuculara karşı , temyizi ve itirazı
kabil olmayan, şartla tahliyesi bulunmayan 4 günü geçmeyen
uslandırma amaçlı bir hapis türü.

Düplik: Davanın replik (cevaba cevap) yazısına karşı davalının vermiş olduğu
cevap; ikinci cevap.

Düşme kararı: Yürüme şartını kaybeden davaların görülemeyeceğine ve sükutuna
ilişkin karar.

El koyma: Suça konu veya delil niteliği olan eşya ve malın Cumhuriyet Savcılığı
ve mahkeme aşamasında alıkonulması.

Emanet: Alıkonulan eşya,mal veya paranın yargı kararı kesinleşinceye kadar
adliyede, Cumhuriyet Savcılığı bünyesinde bir deftere konularak
muhafazası.

Emanet memuru: Emanet eşya işleri ile uğraşan memur.

Fail: Hareketi gerçekleştiren kişi (özne), suçu işleyen.

Faili meçhul: Kim tarafından işlendiği bilinmeyen hadiseler.

Fezleke: Hülasa netice yazısı (soruşturma evrakının özeti), özel anlamıyla ağır ceza
mahkemesinin bulunmadığı ilçelerde meydana gelen olayların, ağır
ceza mahkemesi görev alanına girdiğinde, bütün deliler toplanarak
merkez Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderilen iddianame öncesi
sonuç yazısı.

Gaip: Yokluğu farzedilen kişi, bulunduğu yer bilinmeyen, yurt dışında olup da
getirilemeyen veya getirilmesi uygun olmayan kişi.

Gerekçeli karar: Duruşma bitiminde verilen son kısa hükmün gerektirici
sebeplerini içeren mahkeme kararı.

Görev: Kanunla tespit edilen ve bir mahkemenin yargılama alanını gösteren
terim.

Gözaltı: Ortaya çıktığı düşünülen bir suçun araştırılması, delillerin karartılmasının
engellenmesi ve kişinin sorgusu için şüphelinin savcı talimatı ile;
kanunda belirtilen sürece alıkonulması.

Haciz: Alacaklının talebi ve yasal koşulların oluşması halinde borçlunun malları
üzerine satılamaz şerhinin konulması ve gerekirse malın yed-i
emine teslimini gösteren hukuki tanım.

Hak düşürücü süre: Var olan bir hakkın kullanılmaması halinde belirli bir süre
sonunda bu kullanım hakkını düşüren süre.

Hak ehliyeti: Hukuki işlem yapabilme ehliyeti, alacak sahibi olma, borçlanabilme
yeteneği.

Hâkimin reddi: Yasada yazılı nedenlerle davaya bakması adaletin yerine
getirilmesini engelleyeceği düşünülen hâkimin davaya bakmamasını
talep etme.

Hakkın kötüye kullanılması: Hukukun korumadığı hak kullanma biçimi.

Haksız fiil: Hukukun korumadığı, hakka dayanmayan fiil.

Hapsen tazyik: Hapisle zorlama, hukuka aykırı hareket edeni uslandırma,
hukuka uymaya zorlama hapsi.

Harç: Resmi bir muamele başvurusu yapılırken ödenmesi gereken yasal meblağ.

Harç tahsil müzekkeresi: Kesinleşen kararlara ilişkin harçların tahsili için
maliyeye yazılan yazı kağıdına verilen ad.

Heyet: Üç veya daha fazla hâkimin bir arada çalışması.

Hukuki ihtilaf: İçerisinde suç barındırmayan, ceza soruşturmasına konu olmayan
çekişme.

Hukuki işlem: Yasadan kaynaklanan ve hukuk alanında sonuç doğuran işlemler.

Hükmen tutuklu (Hükümözlü): Hakkında ilk derece mahkemesinin mahkumiyet
kararı verdiği ve tutuk halinin devamına hükmettiği kişinin hukuki
durumu.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması: Sanık hakkında 2 yıl ve daha az
mahkumiyet sözkonusu olduğunda ve yasal şartlar çerçevesinde;
verilen kararı açıklamadan sonuç doğurmayacak bir alana terk etme.

Hüküm fıkrası: Son kararın yer aldığı duruşma sonu yazılan bölüm.
İcra: Kanunen yükümlü olan tarafça yerine getirmesi gereken bir edimin veya
hareketin yerine getirilmemesi halinde; devlet gücü ile yerine
getirilmesi.

İddianame: Şüpheli hakkında mahkemeye sunulan ve cezaladırma talebini içeren
Cumhuriyet Savcılığı yazısı.

İflas: Borçların ödenememesi hali.

İhzar (Zorla getirme): Kolluk gücü ile mahkemeye zorla getirme.

İlam: Kesinleşmiş ve yerine getirilmesi gereken mahkeme kararı.

İncelenmeksizin ret: Esas incelemeye konu olamayacak başvurunun usuli yoldan
reddi.

İnfazın ertelenmesi: Belirli mahkumiyetlerin infazının, geçerli mazeret ve
koşulların varlığı halinde ileriye tehiri.

İptal: Hukuki işlemin geçersizliğinin tespiti.

İsticvap: Bir tarafın kendi aleyhine olan belli bir (veya birkaç) vakıa hakkında
mahkeme tarafından sorguya çekilmesi.

İstinabe: Mahkeme mahallinde bulunmayan ve mahkemece dinlenmesi
gereken kişinin, yargılayan mahkemenin talebi ile oturduğu yer
mahkemesince dinlenmesi.

İştirak: Bir fiile birden çok kişinin katılımı.

İtiraz: Yapılan bir hukuki işleme veyahut verilen bir karara karşı; kanunun
gösterdiği şekilde ikinci bir kez inceleme istemi.

İzalei şüyu (Ortaklığın giderilmesi): İştirak halindeki mülkiyetin paylaştırıması
işlemi.

Kalem: Mahkemeler ve Cumhuriyet savcılıklarının yazı işlerini yürüten birimi.

Kambiyo senedi: Yasaca ayrıcalıklı korunan senet türü.

Kamu düzeni: Yasaların öngördüğü ve toplumun genelini ilgilendiren uyum hali.

Kamu yararı: Toplumun geneline ve düzene yansıyan yarar.

Kanun yararına temyiz (Yazılı emir): Hukuka aykırı bir sonuç doğuran ancak
Yargıtay incelemesinden geçmeksizin kesinleşen hükümlerle ilgili
olarak Adalet Bakanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından
başvurulan bir kanun yoludur, amacı ise yanlış hukuki kararların
yerleşmesini ve örnek alınmasını engellemektir.

Karar düzeltme: Yargıtay ilgili dairesinin bozma veya onama kararından sonra;
açık bir hukuka aykırılık görüldüğünde son kez aynı daireden

kararını tekrar gözden geçirmesine ilişkin istemin kabulü.

Kararın tavzihi / açıklanması: Verilen kararda belirsiz hususların kararı veren
merci tarafından açıklığa kavuşturulması.

Katılan (Müdahil): Davada taraf olan ve yasanın dava taraflarına verdiği hakları
kullanan kişi.

Kayıt tashihi / düzeltmesi: Herhangi bir resmi kayıttaki yanlışlığın mahkeme
yoluyla düzeltilmesi.

Kesinleş(tir)me: Hukuki yolları tüketen bir yargı kararının sonuç doğurması için
mahkemece düşülen şerh.

Kısa karar: Duruşma sonrası verilen ve henüz gerekçesi yazılmayan karar.

Kolluk: Güvenlik birimleri.

Komisyon (Adli Yargı Adalet Komisyonu): Ağır ceza mahkemesi bulunan
yerlerde teşkilatlanan, başkanı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu
(HSYK)nca atanan, bir üyesi Başsavcı, diğer üyesi ise yine HSYK’ca
belirlenen, personel işlerini yürüten kurul.

Konkordato: Dürüst borçlunun önerip de en az üçte iki alacaklısının kabulü
ve ticaret mahkemesinin onaması ile ortaya çıkan bir anlaşmayla,
alacaklıların bir kısım alacaklarından vazgeçmesi ve borçlunun da bu anlaşmaya göre kabul edilen borcun belli yüzdesini, tamamını ya da daha fazlasını, kabul edilen vadede ödeyerek borcundan
kurtulması.

Kovuşturma: Ceza davasının mahkeme evresi; yargılama safhası.

Layiha: Herhangi bir konuda bir görüş ve düşünceyi bildiren yazı; tasarı.

Maddi hata: Esasa ilişkin olmayan, yazıda ve rakamda yanılgıyı gösterir hata.

Mahcuz (Hacizli): Üzerinde satılamaz şerhi bulunan menkul / gayrımenkul her
türlü eşya veya değer.

Mahkum (Hükümlü): Mahkumiyet kararı kesinleşen sanık.

Mahsup: Daha önce tutuklu kalıp beraat eden kişinin bir sonraki eylemi sonucu
aldığı mahkumiyetten önceki tutukluluk süresinin düşülmesi; hesap
etmek, hesaba geçirmek.

Malen sorumlu(luk): Cezai yönden değil malvarlığı ile sorumlu(luk).

Men’i müdahale: Bir gayrımenkulun haksız işgali halinde açılan dava ve sonuçta
verilen karar.

Mevcutlu: Kolluk tarafından bir soruşturma evrakı getirilirken, soruşturmaya
konu şahısların da birlikte getirilmesi.

Müdafi: Savunman, vekalet ilişkisi olmaksızın yasa gereği şüpheli ve sanığı
savunan avukata verilen yasal isim.

Müddeabih: Hukuk davasının konusu, talep edilen şey.

Müddetname: Hükümlünün cezasını formüle eden Cezaevine girilmesi ve
çıkılması gereken zamanla beraber, yasal ceza indirimlerini de konu
eden savcılık kâğıdı.

Müsadere: Kendiliğinden suç teşkil eden veya suçta kullanılan eşyanın zoralımı.

Müşterek: Pay üzerinde tasarruf edilebilen ortaklık hali.

Mütalaa: Görüş.

Mütemmim cüz: Bütünün vazgeçilmez parçası.

Müteselsil: Birbirini izleyen, zincirleme.

Müvekkil: Vekalet veren, avukatın vekilliğini yaptığı kişi.

Müzakere: Karşılıklı konuşma, tartışma.

Müzekkere: İstem yazısı.

Nüfus tashihi: Ad, soyad ve yaş düzeltme işlemlerinin genel adı.

Replik: Davacının, davalının cevap layihasına (yazısına) karşı verdiği cevap;
cevaba cevap.

Resen: Kendiliğinden.

Resim ve harç: Vergi isimleri.

Sanık: Hakkında kamu davası açılan şüpheli.

Savunma: Şüpheli veya sanığın üzerine atılı suç isnadına karşı, aleyhindeki
delilleri bertaraf etmek üzere kendisi ile fiil arasındaki ilişkiyi,
kendi görüşüyle ortaya koymak, kendi görüşüne ilişkin olarak delil
toplanmasını talep etmek.

Sorgu: Şüpheli veya sanığın hâkimce ifadesinin alınması ve soru sorulması.

Soruşturma: Savcılığın iddianamenin kabulü aşamasına kadar suç ve şüpheli
hakkında yaptığı incelemeler.

Soruşturma izni: Haklarında belirli durumlarda soruşturma amirin iznine tabi
kişiler hakkında verilen izin.

Suç eşyası: Suçta kullanılan veya kendiliğinden bulundurulması suç olan eşya.

Suçtan zarar gören: Mağdur.

Sübut: Suçun delillendirilmesi, ispat hali.

Süre: Hukuki işlemlerin ortaya konması gereken zaman..

Şartla salıverme: Cezasının bir kısmını çeken hükümlünün iyi hali gözetilerek,
geri kalan kısmını dışarıda geçirmesi ve bu sürede tekrar suç
işlememesi şartını içeren durumdur.

Şikâyetçi (Müşteki): Şikâyet eden, şikâyete hakkı olan.

Şüpheli: Soruşturmaya konu olan kişi.

Tahliye: Haksız yere bir taşınmazı işgal eden kişinin devlet gücü ile taşınmadan
çıkarılması; hükümlü ve tutuklunun cezaevinden çıkarılması.

Talep: İstem, isteme.

Talimat: Bir yer Savcılığı veya mahkemesinin diğer yer savcılık veya
mahkemesinden soruşturma veya dava için bir işlem yapması
istemi.

Tanık: Soruşturma veya dava konusu ile ilgili bilgisi olan ve dinlenmesine karar
verilen kişi.

Tebellüğ: Bir bildiriyi imza karşılığı alma.

Tebliğ: Bir kararı muhatabına resmi olarak iletme.

Tedbir: Henüz kararı verilmeyen konularda ,dava sonuna kadar belirli önlemlerin
alınması.

Tekemmül: Tamamlama.

Tekit: Üsteleme.

Temerrüt: Gecikme.

Temlik (Temellük): Devretme, devralma.

Temyiz: Üst mahkeme incelemesi talebi.

Tenkis: Azaltma.

Tensip: Uygun görme.

Teraküm: Birikme, yığılma.

Tereke (Bırakıt): Ölenin aktif malvarlığı.

Teşmil: Yayma.

Tevzii (bürosu): Dağıtma (Gelen evrak ve davayı ilgili birimlere dağıtan büro).

Tutuklama: Tedbir, soruşturma veya davanın daha selim yürümesi için hürriyetin
kısıtlanmasına ilişkin karar.

Tutuklu: Tutuklanan şüpheli veya sanık.

Ücret-i vekalet: Avukatlık ücreti.

UYAP (Ulusal Yargı Ağı Projesi): Bütün adli işlemlerin elektronik ortamda
yapılarak muhafazasını sağlayan proje; bu projenin ardından ulusal
yarğı ağına verilen kısa isim.

Uzlaşma: Belirli bi edim karşılığı olarak veya olmayarak şüpheli ve mağdur
tarafın anlaşıp uzlaşması sonucu dava açılmaması veya düşmesi.

Vareste (Bağışık): Mahkeme kararı ile duruşmaya katılmama izni.

Vasıf: Suçun hangi kanun maddesini ihlal ettiğine ilişkin olan hukuki tabir;
nitelik.

Vasi: Vesayet atındakinin hukuki işlemlerini yapan, mahkeme kararı ile atanan
kişi.

Vekil: Vekalete dayalı iş yapan.

Velayet (veli): Reşit olmayan çocuğun kanuni temsilcisi, kanuna göre anne ve
baba.

Veraset (ilamı): Mirasçıları gösteren belge.

Vesayet: Vasi ile temsil edilme hali.

Yakalama emri: Çağrıldığı halde mahkemeye gelmeyen kişinin yakalanması için
çıkarılan karar.

Yargılama gideri: Soruşturma ve mahkeme aşamasında yapılan masraflar.

Yargılamanın yenilenmesi: Kesinleşen bir yargı kararının, belirli şartların
varlığında tekrar görülmesi.

Yaş tashihi: Nüfusa yanlış yazılan yaşın mahkemece düzeltilmesi.

Yazı işleri: Mahkemenin yazı işlerini yürüten birim.

Yediemin: Birden çok kişi arasında hukuki durumu çekişmeli olan bir malın,
çekişme sonuçlanıncaya kadar emanet olarak bırakıldığı kimse,
güvenilir kişi.

Yemin: Tanıkların veya tarafların doğru söylediğine ilişkin bağlayıcı metni
tekrarlamaları.

Yetki: Yasal olarak bir merciin bakabileceği işler.

Yokluk (Keenlemyekün): Hukuken işlemin sonuç doğurmaması.

Yürütmeyi durdurma: Hukuki işlemin yürümesinin engellenmesi.

Zabıt: Bir hukuki durumu tespit eden yazılı kağıt.

Zamanaşımı: Kanunda öngörülen ve belirli koşullar altında geçmekle, bir hakkın
kazanılmasını, kaybedilmesini veya bir yükümlülükten kurtulmayı
sağlayan süre.

Zımni (Kabul, ret): Üstü kapalı, açık olmayan; ima yoluyla.
Zilyet(lik): Sahibi kendisi olsun olmasın bir malı kullanmakta olan, elinde tutan
kimse.

CUMHURİYET SAVCISININ GÖREVLERİ:
1- Adli göreve ilişkin işlem yapmak, duruşmalara katılmak ve kanun yollarına başvurmak
2-Cumhuriyet Başsavcısının verdiği idari ve adli görevleri yerine getirmek
3-Gerektiğinde Cumhuriyet Bassavcısına vekalet etmek
4-Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek
CUMHURİYET BAŞSAVCISININ GÖREVLERİ
1-Cumhuriyet Başsavcılığını temsil etmek
2-Başsavcılığın verimli,uyumlu ve düzenli çalışmasını sağlamak, işbölümü yapmak
3-Gerektiğinde adli göreve ilişkin işlem yapmak , duruşmalara katılmak ve kanun yollarına başvurmak
4-Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek
BAŞSAVCILIĞIN GÖREVLERİ
1-Kamu davası açılmasına yer olup olmadığına dair soruşturma yapmak veya yaptırmak
2-Kanun hükümlerince yargılama faaliyetlerini kamu adına izlemek,bunlara katılmak gerektiğinde kanun yollarına başvurmak
3-Mahkemelerce kesinleşen hükümlerin gerçekleşmesi için işlem yapmak ve izlemek
4-Kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek
HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU
*Adli ve idari hakim ve savcıları göreve kabul etme,nakletme,atama,disiplin ve terfi işlemlerini yapar
*Kurumun başkanı Adalet Bakanıdır.Adalet Bakanı Müsteşarı kurumun tabii üyesidir.
*HSYK ayrı bir tüzel kişiliğe sahip değildir.
*Cumhur Başkanı,3 asil 3 yedek Yargıtaydan,2 asil 2 yedek Danıştaydan seçer.
*Üyeleri dört yıl için seçilir
*HSYK, Danıştay üyelerinin dörtte üçünü, Yargıtay üyelerinin tamamını seçer.
*HSYK’nın kararları yargı denetiminin dışındadır.
Yazı işleri ilgisine göre Cumhuriyet Başsavcısı , mahkeme başkanı ve hakimlerin denetiminde, yazı işleri müdürünün yönetiminde zabıt katibi, memur ve mübaşirler tarafından yürütülür. İlgisine göre Cumhuriyet Başsavcısı Cumhuriyet Savcısına , Mahkeme başkanı da üyelere yazı işlerinin yürütülmesinin denetlenmesinde görev verebilir. Yazı işleri müdürü ilgisine göre C. Başsavcısı, Mahkeme Başkanı ve hakimlerin onayını alrak yönetimindeki zabıt katipleri arasında işbölümü yapabilir. yazı işlerinin gecikmesinde kalemden sorumlu zabıt katibi ve yazı işleri müdür sorumludur.

YÜKSEK MAHKEMELER
1-ANAYASA MAHKEMESİ:
*11 asil dört yedek üyeden oluşur.
* üyelerini Cumhurbaşkanı seçer.
*Başkanını kendi üyeleri arasından salt çoğunlukla seçer
*Başkan ve vekili dört yıl için seçilir.
GÖREVLERİ
-Milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili itirazlara bakar.
-Kanunların,KHK (kanun hükmündeki kararnamelerin), ve Anayasa değişikliklerinin uygunluk denetimini yapar.
-Anayasa değişikliklerini sadece şekil yönünden denetler.
-Meclis iç tüzüğünü ile ilgili itirazlara bakar.
-Siyasi partilerin mali denetimini yapar.
-Siyasi partilerin kapatılma davasına bakar.
-Uyuşmazlık Mhakemesinin başkanını seçer
-Cumhurbaşkanı,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve vekilini, Hakimler ve Savcılar yüksek kurulu başkan ve üyelerini,Sayıştay başkan ve üyelerini görevleri ile ilgili suçlardan dolayı YÜCE DİVAN sıfatıyla yargılar
Meclis başkanı ve millet vekilleri yüce divanda yargılanamaz.
2-YARGITAY:Adliye Mahkemelerince verilen karar ve hükümlerin son inceleme mercii olup ayrıca belli davalara da ilk ve son derece mahkemsi olark bakar, Yargıtay üyeleri, hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerince seçilir.
3-DANIŞTAY:İdare ve Vergi mahkemelerince verlien karar ve hükümlerin son inceleme mercii olup ayrıca belli davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. Üyelerinin dörtte üçü HSYK , dörtte biri Cumhurbaşkanı tarafından seçilir.
4-ASKERİ YARGITAY:Askeri mahkemelerce verilen karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Üyeleri Cumhurbaşkanı tarafından seçilir.
5-ASKERİ YÜKSEK İDARE MAHKEMESİ: Asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapar.
6-UYUŞMAZLIK MAHKEMESİ: Adli, idari ve askeri yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir. Bu mahkemenin başkanlığını Anayasa Mahkemesinin kendi üyeleri içinden görevlendirdiği üye yapar.
NOT: SAYIŞTAY VE HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU 1982 ANAYASASINDA BELİRTİLEN YÜKSEK MAHKEMELERDEN DEĞİLLERDİR . YÜKSEK SEÇİM KURULU’DA YÜKSEK MAHKEMELERDEN SAYILMAMIŞTIR.
SAYIŞTAY: TBMM adına kamu kurum ve kuruluşlarının bütün gelir ve giderlerini inceler ve denetler. SayıştayEın keisn hükümleri ahkkına ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren 15 gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. SayıştayEın kararlarına karşı idari yargı yoluna bşvurulmaz.
-*Danıştay kararlarıyla Sayıştay kararları çatışınsa Danıştay’ın kararları esas alınır.
-*2005 yılında yapılan Anayasa değişiklikleri ise Sayıştay merkezi yöentim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını TBMM adına denetler.
-*2005 yılında yapılan Anayasa değişiklikleri ile Mahalli idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır
-*2004 yılında yapılan değişiklikler ile Sayıştay silahlı kuvvetlerin elinde bulunan devlet mallarının denetlemesinin yolu açılmıştır.
YÜKSEK SEÇİM KURULU
Anayasaya göre seçimler yargı organlarının genel yönetimi ve denetimi altında yapılır. Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde yönetimi ve dürüstlüğüyle ilgili bütün işlemleri yapmak, seçim süresince de seçimden sonra seçimle ilgili bütün yolsuzlukları şikayet etme görevi Yüksek Seçim Kurulu’nundur. Yüksek Seçim Kurulu’nun kararları aleyhine başka bir makama başvurulamaz. Yüksek Seçim Kurulu yedi asil ve dört yedek üyeden oluşru. üyelerin 6 sı yargıtay, 5 i Danıştay genel kurullarınca kendi üyeleri arasında üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyuyla seçilir. Yüksek Seçim Kurulu ğyelerinin görev süresi 6 yıldır. süresi biten üyeler yeniden seçilebilir. Yüksek Seçim Kurulu anayasada yasama bölümünd edüzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesi , tıpkı sayıştay gibi Yüksek Seçim Kurulu’nu da yüksek mahkeme olarak kabul etmemiştir.
GÖREVLERİ
*İl ve ilçe seçim kurullarının oluşmasını sağlamak
* il seçim kurullarını oluşumuna, işlemlerine ve kaarlarına karşı yapılacak itirazları, oy verme gününden önce ve itiraz konusunun gerektirdiği süratle kesin karara bağlamak
*Adaylığa ait itirazlar hakkında kesin karar vermek.
*İl seçim kurullarınca düzenlenen tutanaklara karşı yapılan itirazları inceleyip kesin kara bağlamak.
*Türkiye’nin gerçeklerinden doğmuş bir düşünce sistemidir. Türk milletinin iradesiyle oluşmuş, tarihi bir gelişmenin ürünüdür. Atatürkçülük, her şeyden önce millete haklarını tanıma ve tanıtmadır; millet egemenliğinin ifadesidir. Atatürkçülük bir kurtuluştur, milletçe bağımsızlığa kavuşmadır.
*Atatürkçülük, çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmadır, batılılaşmadır;bir diğer anlamda da modernleşmedir; hür düşünceyi temsil eder, hürriyet ve demokrasi anlayışıdır.
*Atatürkçülük, modern bir toplum hayatı yaşama demektir; laik bir düzen kurma, müspet bilim zihniyetiyle devleti yönetmedir. Bu iki anlamıyla Atatürkçülük, Türk toplumuna uygun sosyal ve siyasal kurumları kurma ve modern toplum olma demektir.
* Atatürkçülük ilkelerini “Temel İlkeler” ve “Bütünleyici İlkeler” olmak üzere iki grupta değerlendirmekteyiz. “Temel İlkeler”: Cumhuriyetçilik, Milliyetçilik, Halkçılık, Devletçilik, Laiklik ve İnkılâpçılıktır. “Bütünleyici İlkeler” ise: Milli Egemenlik, Milli Bağımsızlık, Milli Birlik ve Beraberlik, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”, Çağdaşlaşma, Bilimsellik ve Akılcılık, insan ve insanlık sevgisidir.

CUMHURBAŞKANI:

Cumhurbaşkanı olabilmenin şartları nelerdir? Milletvekili olma zorunluluğu var mıdır?

Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisince kırk yaşını doldurmuş ve yükseköğrenim yapmış kendi üyeleri veya bu niteliklere ve milletvekili seçilme yeterliğine sahip Türk vatandaşları arasından beş yıllık bir süre için seçilir. Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri dışından aday gösterilebilmesi, Meclis üye tamsayısının en az beşte birinin yazılı önerisiyle mümkündür. Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Üyeliği sona erer. Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Türkiye Büyük Millet Meclisi toplantı halinde değilse hemen toplantıya çağrılır. Cumhurbaşkanının görev süresinin dolmasından otuz gün önce veya Cumhurbaşkanlığı makamının boşalmasından on gün sonra Cumhurbaşkanlığı seçimine başlanır ve seçime başlama tarihinden itibaren otuz gün içinde sonuçlandırılır. Bu sürenin ilk on günü içinde adayların Meclis Başkanlık Divanına bildirilmesi ve kalan yirmi gün içinde de seçimin tamamlanması gerekir. En az üçer gün ara ile yapılacak oylamaların ilk ikisinde üye tamsayısının üçte iki çoğunluk oyu sağlanamazsa üçüncü oylamaya geçilir, üçüncü oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğunu sağlayan aday Cumhurbaşkanı seçilmiş olur. Bu oylamada üye tamsayısının salt çoğunluğu sağlanamadığı takdirde üçüncü oylamada en çok oy almış bulunan iki aday arasında dördüncü oylama yapılır, bu oylamada da üye tamsayısının salt çoğunluğu ile Cumhurbaşkanı seçilemediği takdirde derhal Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimleri yenilenir. Seçilen yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar görev süresi dolan Cumhurbaşkanının görevi devam eder. Cumhurbaşkanı Devletin başıdır. Bu sıfatla Türkiye Cumhuriyetini ve Türk Milletinin birliğini temsil eder; Anayasanın uygulanmasını, Devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetir.

Bu amaçlarla Anayasanın ilgili maddelerinde gösterilen şartlara uyarak yapacağı görev ve kullanacağı yetkiler şunlardır:

a)      Yasama ile ilgili olanlar:

b)      Gerekli gördüğü takdirde, yasama yılının ilk günü Türkiye Büyük Millet Meclisinde açılış konuşmasını yapmak,

c)      Türkiye Büyük Millet Meclisini gerektiğinde toplantıya çağırmak,

d)     Kanunları yayımlamak,

e)      Kanunları tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri göndermek,

f)       Anayasa değişikliklerine ilişkin kanunları gerekli gördüğü takdirde halkoyuna sunmak,

g)      Kanunların, kanun hükmündeki kararnamelerin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün, tümünün veya belirli hükümlerinin Anayasaya şekil veya esas bakımından aykırı oldukları gerekçesi ile Anayasa Mahkemesinde iptal davası açmak,

h)      Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesine karar vermek,

b) Yürütme alanına ilişkin olanlar:

Başbakanı atamak ve istifasını kabul etmek,

Başbakanın teklifi üzerine bakanları atamak ve görevlerine son vermek,

Gerekli gördüğü hallerde Bakanlar Kuruluna başkanlık etmek veya Bakanlar Kurulunu başkanlığı altında toplantıya çağırmak,

Yabancı devletlere Türk Devletinin temsilcilerini göndermek, Türkiye Cumhuriyetine gönderilecek yabancı devlet temsilcilerini kabul etmek,

Milletlerarası antlaşmaları onaylamak ve yayımlamak,

Türkiye Büyük Millet Meclisi adına Türk Silahlı Kuvvetlerinin Başkomutanlığını temsil etmek,

Türk Silahlı Kuvvetlerinin kullanılmasına karar vermek,

Genelkurmay Başkanını atamak,

Millî Güvenlik Kurulunu toplantıya çağırmak,

Millî Güvenlik Kuruluna Başkanlık etmek,

Başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla sıkıyönetim veya olağanüstü hal ilân etmek ve kanun hükmünde kararname çıkarmak,

Kararnameleri imzalamak,

Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebi ile belirli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak,

Devlet Denetleme Kurulunun üyelerini ve Başkanını atamak,

Devlet Denetleme Kuruluna inceleme, araştırma ve denetleme yaptırtmak,

Yükseköğretim Kurulu üyelerini seçmek,

Üniversite rektörlerini seçmek,

c) Yargı ile ilgili olanlar:

Anayasa Mahkemesi üyelerini, Danıştay üyelerinin dörtte birini, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcı vekilini, Askerî Yargıtay üyelerini, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi üyelerini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu üyelerini seçmek.

Cumhurbaşkanı, ayrıca Anayasada ve kanunlarda verilen seçme ve atama görevleri ile diğer görevleri yerine getirir ve yetkileri kullanır.

Sayıştay: Sayıştay, merkezi yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek ve sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Sayıştayın kesin hükümleri hakkında ilgililer yazılı bildirim tarihinden itibaren on beş gün içinde bir kereye mahsus olmak üzere karar düzeltilmesi isteminde bulunabilirler. Bu kararlar dolayısıyla idarî yargı yoluna başvurulamaz. Vergi, benzeri malî yükümlülükler ve ödevler hakkında Danıştay ile Sayıştay kararları arasındaki uyuşmazlıklarda Danıştay kararları esas alınır. Mahalli idarelerin hesap ve işlemlerinin denetimi ve kesin hükme bağlanması Sayıştay tarafından yapılır. Sayıştayın kuruluşu, işleyişi, denetim usulleri, mensuplarının nitelikleri, atanmaları, ödev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri ve diğer özlük işleri, Başkan ve üyelerinin teminatı kanunla düzenlenir.

Yargıtay: Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adlî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adlî yargı hâkim ve Cumhuriyet savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir. Yargıtay Birinci Başkanı, birinci başkanvekilleri ve daire başkanları kendi üyeleri arasından Yargıtay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler; süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcı vekili, Yargıtay Genel Kurulunun kendi üyeleri arasından gizli oyla belirleyeceği beşer aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Yargıtayın kuruluşu, işleyişi, Başkan, başkanvekilleri, daire başkanları ve üyeleri ile Cumhuriyet Başsavcısı ve Cumhuriyet Başsavcı vekilinin nitelikleri ve seçim usulleri, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.

Danıştay: Danıştay, idarî mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idarî yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. Danıştay, davaları görmek, Başbakan ve Bakanlar Kurulunca gönderilen kanun tasarıları, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmek, tüzük tasarılarını incelemek, idarî uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir. Danıştay üyelerinin dörtte üçü, birinci sınıf idarî yargı hâkim ve savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu; dörtte biri, nitelikleri kanunda belirtilen görevliler arasından Cumhurbaşkanı; tarafından seçilir. Danıştay Başkanı, Başsavcı, başkanvekilleri ve daire başkanları, kendi üyeleri arasından Danıştay Genel Kurulunca üye tamsayısının salt çoğunluğu ve gizli oyla dört yıl için seçilirler. Süresi bitenler yeniden seçilebilirler. Danıştayın, kuruluşu, işleyişi, Başkan, Başsavcı, başkanvekilleri, daire başkanları ile üyelerinin nitelikleri ve seçim usulleri, idarî yargının özelliği, mahkemelerin bağımsızlığı ve hâkimlik teminatı esaslarına göre kanunla düzenlenir.

Yasama yetkisi: Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez.

Yürütme yetkisi ve görevi: Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir.

Yargı yetkisi: Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.

KURTULUŞ SAVAŞI HAZIRLIK DÖNEMİ
-Mustafa Kemal in samsuna çıkması:Samsun raporunda; Bölgedeki olayların Rum çeteler tarafından çıkarıldığını İngilizlerin Samsun u haksız yere işgal ettiğini açıklamıştır.
HAVZA GENELGESİ(28 mAYIS 1919):mONDROS A KARŞI ÇIKILMIŞTIR.
Ulusal bilinç uyundurulmaya çalışılmıştır.
AMASYA GENELGESİ (22 Haziran 1919): Asıl amaç ulusal bağımsızlığı gerçekleştirmek olmasına karşın ulusal egemenlik anlayışını da içermektedir. ileride nasıl bir yönetim kurulacağının ifucudur.
ULUSUN BAĞIMSIZLIĞINI, YİNE ULUSUN AZİM VE KARARI KURTARACAKTIR.
Mondros Ateşkesine açık bir şekilde karşı çıkılmıştır.
Amasya Genelgesinden sonra 7-8 Temmuz gecesi, Mustafa Kemal görevden alındı, Mustafa Kemal de görevinden istifa etti.
ERZURUM KONGRESİ (28 TEMMUZ -7 AĞUSTOS 1919)
Temsil kurulu seçilmiştir. EN SONUMUT SONUCUDUR.
Mustafa Kemal kurtuluş Savaşında lider durumuna getirmiştir.
Meclisi Mebusanın toplanması istenmiştirn. Mustafa Kemal in sivil olarak katıldığı ilk kongredir. iki üye istifa ederek yerlerine Mustafa Kemal seçilmiştir.
TEMSİL HEYETİ: İLK defa Erzurum Kongresinde ortaya çıkmış, Sivas Kongresinde üye sayısı arttırılmıştır. TBMM açılıncaya kadar Kurtuluş Savaşını yürütmüştür. Başkanı MUSTAFA KEMAL DİR.
SİVAS KONGRESİ (4-11 EYLÜL 1919)
Erzurum Kongresi kararlarını temel olarak genişletmiştir.
Kongrenin açılmasında başkanlık ve Manda sorunu yaşamnmıştır.
Anadolu draki tüm ulusal güçler birleştirilmiştir.
Sivas Kongresinin en önemli sonuçlarından biri Damat Ferit hükümetinin istifa ettirilmesidir. Anadolu hareketinin İstanbul hükümetine karşı kazandığı ilk siyasi başarıdır.
AMASYA GÖRÜŞMELERİ (20-22 EKİM 1919)
İstanbul hükümeti, Temsil Kurulunu resmen tanımış oluyordu.
İstanbul hükümeti ve Temsil Kurulu ilk kez birlikte hareket etmişlerdir.
İkisi gizli beş protokol yapılmıştır. ancak İstanbul hükümeti seçimlerin yapılması dışında alınan kararlara uymamıştır.
-Mustafa Kemal in Ankara yı merkez seçmesi
-Son Osmanlı Mebusan Meclisinin Açılması (12 OCAK 1920)
MİSAK-I MİLLİ (ULUSAL ANT) (28 OCAK 1920)
(İSTANBUL İTİLAF DEVLETLERİ TARAFINDANRESMEN İŞGAL EDİLMİŞTİR)
(ANKARA DA TBMM AÇILMASINA NEDEN OLMUŞTUR)
-Türk yurdunun sınırları çizilmiştir.
-Kurtuluş Savaşının programı oluşmuştur.
-Sorunlara, barışçı çözüm önermiştir.
-meclis kararlarıdır. Tam bağımsızlık istenmiştir.
-Padişah onallamamıştır.
-Dünyadaki ülkelerin meclislerini duyurulması kararlaştırılmıştır.
TBMM NİN AÇILMASI (23 NİSAN 1920 )
Meclisi Mebusanın kapatılması üzerine ortaya çıkan parlamento boşluğunu doldurmak
-Ulusal bağımsızlık ve egemenliği sağlamaktır.
ALINAN İLK KARARLAR (24 NİSAN 1920)
-padişahtan bağımsız olması amaçlandı.
-Osmanlı Saltanatının yok sayılması na karar verildi.
- TBMM yasama ve yürütme yetkilerini kendinde topladı
(amaç savaş koşullarında alınacak kararların hızlandırılmasıdır. )
-Meclis Hükümeti sistemi kabul edilmiş oluyordu.
1921 ANAYASASI İLE HUKUKİ GERÇERLİLİK DE KAZANACAKTIR.
-Temsil Kurulunun görevini sona erdirmiştir.
-Hıyanet-i Vataniye Yasası çıkarıldı.
-Kurtuluş tekirdağ-yozgat
23 Mart 2009 10:41 Düzenle Sil
-Kurtuluş Savaşını yürütmüş üyeleri istiklal mahkemelerinde görev almış 23 NİSAN 1920 – 1 NİSAN 1923 tarihleri arasında görev yapmış ve saltanatı kaldırmıştır.
1.TBMM nin İlk Kanunları
—TBMM, mille mücadeleye kaynak sağlamak için küçükbaş (ağnam) hayvanlardan alınan vergiyi artırmıştır. Bunun yanında Hıyaneti Vataniye kanununu çıkarılarak otoritesi güçlendirilmiştir. Kanunu gevrekçesi asker kaçaklarının artmaksı ve ayaklanmaların çıkmasıdır.
Firariler hakkında kunun çıkarılarak askerden kaçanları yargılamak üzere istiklal Mahkemeleri kurulmuştur.
SEVR BARIŞ ANTLAŞMASI (10 Ağustos 1920)
-Osmanlı Parlamentosunda onaylanmadığından hukuken geçersizdir.
- Kurtuluş Savaşı kazanıldığı için uygulanmamıştır.
-TBMM antlaşmayı tanımadığı gibi imzalayanları da vatan haini ilan etmiştir.
-Antlaşmanın amaıcı Türk ulusuna son vermekti. Bu durum ise Türk ulusunun bağımsızlık mücadelesini hızlandıracaktır.
(BATILI DEVLETLERİN OSMANLI Devletini nasıl paylaşacakları tartışmasının uzaması diğer antlaşmalara göre daha geç imzalanmasına neden olmuştur.)
MUHAREBELER DÖNEMİ
DOĞU CEPHESİ
GÜNEY CEPHESİ
BATI CEPHESİ
DOĞU CEPHESİ:
-TBMM NİN AÇTIĞI İLK CEPHEDİR.
-eRMENİ VE gÜRCÜLER 1. Dünya savaşı bunulımından yararlanarak;Kars, Ardahan ve Batum u işgal etmişlerdi.
(Türk ordusunun başarısı ile GÜMRÜ BARIŞI YAPILMIŞTIR..”ERMENİLERLE”)
_Kars ve çevresi Türklere geri verildi.
-Ermenistan Misak ı Milliyi tanıdı.
-TBMM Yİ tanıyan ve Sevr den vazgeçen ilk devlet Ermenistan dır
-TBMM nin imzaladığı ilk anlaşmadır.
(TBMM NİN ULUSLARARASI ALANDA İLK BAŞARISIDIR)
GÜNEY CEPHESİ:(FRANSA İLE ANKARA ANTLAŞMASI 20 EKİM 1921 İLE SONA ERMİŞ VE GÜNEY SINIRI ÇİZİLMİŞTİR.
BATI CEPHESİ: TBMM nin kurduğu düzenli ordu savaşmıştır.
yunanlılara karşı açılmıştır
En büyük maharebeler burda verilmiştir. bu muharebeler 1. ve 2. inönü savaşları, kütahya, eskişehir savaşları, Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruz dur..
1. İNÖNÜ SAVAŞI (6-10 OCAK 1921 )
SAVAŞI TBMM ordusu kazanmıştır
-yeni kuruluna düzenli ordunun ilk başarısıdır.
-Halkın TBMM ye olan güveni artmıştır.
- Savaş sonrasi ilk Anayasa kabul edildi. (20 ocak 1921)
-iSTİKLAL marşı kabul edildi.
-İtilaf devletleri LONDRO KONFERANSINI TOPLADI
LONDRA KONFERANSI (21 Şubat -12 Mart 1921)
amaç; servi değiştirip TBMM ye kabul ettirmektir
-TBMM İSE mİSAK I mİLLİ Yİ DÜNYA KAMU OYUNA KABUL ETTİRMEK İÇİN KATILDI.
-iTİLAF DEVLETLERİ tbmm yi ilk kez resmen tanımış oldular.
MOSKOVA ANTLAŞMASI(16 Mart 1921)
-Sovyet Rusya ile imzalandı.
-Her iki devlet eski anlaşmaları geçersiz saydı
BÖYLECE SOVYET RUSYA KAPİTÜLASYON HAKKINDAN İLK VAZGEÇEN DEVLET OLDU.
-Misak ı Milli yi ilk tanıyan büyük devlet oldu.
-Batum ilk taviz verildi
-doğu sınırı güvence altına alındı.
2. İNÖNÜ SAVAŞI 822-31 MART 1921 )
Yunanlıların 1. inönü mağlubiyetinin izlerini silmek istemesi
ESKİŞEHİR KÜTAHYA SAVAŞLARI (10 -24 TEMMUZ 1921)
_TBMM ordusu sakarya nehrinin doğusuna çekildi.
-Mustafa Kemal Başkomutanlığa g2etirildi
- Tekalif i Milliye Yasası çıkarıldı.
Başkomutanlık Kanunu:Mustafa kemal in ordunun başına geniş yetkilerle geçmesi olarak belirlenmiştir.
TEKALİF İ MİLLİYE EMİRLERİ
-SAKARYA SAVAŞI ( 23 AĞUSTOS-12EYLÜL 1921)
-Yunanlıların son saldırı savaşı oldu.
-mUSTAFA K. E gazilik ve Mareşallik rütbesi verildi.
-Kars antlaşması imzalandı.
-Ankara Antlaşması imzalandı
-Türklerin geri çekilişi sona erdi.
KARS ANTLAŞMASI
-Sakarya savaşxından sonra imzalanmıştır
-TBMM İLE sovyet Rusya, denetimi altındoa
-Dostluk antlaşmasıdır
-Doğu sınırı kesinleşmiştir
ANKARA ANTLAŞMASI ( 20 Ekim 1921)
“TBMM Yİ TANIYAN İLK İTİLAF DEVLETİ fRANSA OLMUŞTUR”

ATATÜRK’ÜN KENDİ İFADESİYLE İLKELERİNİN TANIMI
I.TEMEL İLKELER
1-Cumhuriyetçilik
-Türk milletinin karakter ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.(1924)
-Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemiyle devlet şekli demektir. (1933)
-Cumhuriyet, yüksek ahlaki değer ve niteliklere dayanan bir idaredir. Cumhuriyet fazilettir… (1925)
-Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet ve hükümet teşkilatıdır ki, onun adı cumhuriyet’tir. Artık hükümet ile millet arasında geçmişteki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millet ve millet hükümettir. (1925)
2-Milliyetçilik:
-Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türk halkına Türk Milleti denir. (1930)
-Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trakyalı, hep bir soyun evlatları ve aynı cevherin damarlarıdır. (1923)
-Biz doğrudan doğruya milliyetperveriz ve Türk milliyetçisiyiz. Cumhuriyetimizin dayanağı Türk toplumudur. Bu toplumun fertleri ne kadar Türk kültürüyle dolu olursa, o topluma dayanan Cumhuriyet de o kadar kuvvetli olur. (1923)
3-Halkçılık:
-İç siyasetimizde ilkemiz olan halkçılık, yani milletin bizzat kendi geleceğine sahip olması esası Anayasamızla tespit edilmiştir. (1921)
-Halkçılık, toplum düzenini çalışmaya, hukuka dayandırmak isteyen bir toplum sistemidir. (1921)
-Türkiye Cumhuriyeti halkını ayrı ayrı sınıflardan oluşmuş değil, fakat kişisel ve sosyal hayat için işbölümü itibariyle çeşitli mesleklere ayrılmış bir toplum olarak görmek esas prensiplerimizdendir. (1923)
4-Devletçilik:
-Devletçiliğin bizce anlamı şudur: kişilerin özel teşebbüslerini ve şahsi faaliyetlerini esas tutmak, fakat büyük bir milletin ve geniş bir memleketin ihtiyaçlarını ve çok şeylerin yapılmadığını göz önünde tutarak, memleket ekonomisini devletin eline almak. (1936)
-Prensip olarak, devlet ferdin yerine geçmemelidir. Fakat ferdin gelişmesi için genel şartları göz önünde bulundurmalıdır. (1930)
-Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz; bununla beraber, hiçbir piyasa da başıboş değildir. (1937)
5-Laiklik:
-Laiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Bütün yurttaşların vicdan, ibadet ve din hürriyeti de demektir. (1930)
-Laiklik, asla dinsizlik olmadığı gibi, sahte dindarlık ve büyücülükle mücadele kapısını açtığı için, gerçek dindarlığın gelişmesi imkânını temin etmiştir. (1930)
-Din bir vicdan meselesidir. Herkes vicdanının emrine uymakta serbesttir. Biz dine saygı gösteririz. Düşünüşe ve düşünceye karşı değiliz. Biz sadece din işlerini, millet ve devlet işleriyle karıştırmamaya çalışıyor, kasıt ve fiile dayanan tutucu hareketlerden sakınıyoruz. (1926)
6-İnkılâpçılık:
-Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılâpların gayesi Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve görüşleriyle medeni bir toplum haline ulaştırmaktır. (1925)
-Biz büyük bir inkılâp yaptık. Memleketi bir çağdan alıp yeni bir çağa götürdük. (1925)
II- BÜTÜNLEYİCİ İLKELER
1-Milli Egemenlik:
- Yeni Türkiye devletinin yapısının ruhu milli egemenliktir; milletin kayıtsız şartsız egemenliğidir. Toplumda en yüksek hürriyetin, en yüksek eşitliğin ve adaletin sağlanması, istikrarı ve korunması ancak ve ancak tam ve kesin anlamıyla milli egemenliği sağlamış bulunmasıyla devamlılık kazanır. Bundan dolayı hürriyetin de, eşitliğin de, adaletin de dayanak noktası milli egemenliktir. (1923)
2-Milli Bağımsızlık:
-Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, iktisadi, adli, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek anlamıyla bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir. (1921)
-Türkiye devletinin bağımsızlığı mukaddestir. O ebediyen sağlanmış ve korunmuş olmalıdır. (1923)
3-Milli Birlik ve Beraberlik:
- Millet ve biz yok, birlik halinde millet var. Biz ve millet ayrı ayrı şeyler değiliz. (1919)
Biz milli varlığın temelini, milli şuurda ve milli birlikte görmekteyiz. (1936)
Toplu bir milleti istila etmek, daima dağınık bir milleti istila etmek gibi kolay değildir. (1919)
4-Yurtta Sulh (Barış), Cihanda Sulh:
-Yurtta sulh, cihanda sulh için çalışıyoruz. (1931)
-Türkiye Cumhuriyeti’nin en esaslı prensiplerinden biri olan yurtta sulh, cihanda sulh gayesi, insaniyetin ve medeniyetin refah ve telakisinde en esaslı amil olsa gerekir. (1919)
-Sulh milletleri refah ve saadete eriştiren en iyi yoldur. (1938)
5-Çağdaşlaşma:
-Milletimizi en kısa yoldan medeniyetin nimetlerine kavuşturmaya, mesut ve müreffeh kılmaya çalışacağız ve bunu yapmaya mecburuz. (1925)
-Biz batı medeniyetini bir taklitçilik yapalım diye almıyoruz. Onda iyi olarak gördüklerimizi, kendi bünyemize uygun bulduğumuz için, dünya medeniyet seviyesi içinde benimsiyoruz. (1926)
6-Bilimsellik ve Akılcılık:
a) Bilimsellik: Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici bilimdir, fendir. (1924)
Türk milletinin yürümekte olduğu ilerleme ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet bilimdir. (1933)
b) Akılcılık: Bizim, alık, mantık, zekâyla hareket etmek en belirgin özelliğimizdir. (1925)
Bu dünyada her şey insan kafasından çıkar. (1926)
7-İnsan ve İnsanlık Sevgisi:
-İnsanları mesut edeceğim diye onları birbirine boğazlatmak insanlıktan uzak ve son derece üzülünecek bir sistemdir. İnsanları mesut edecek yegâne vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir. (1931)
-Biz kimsenin düşmanı değiliz. Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız. (1936)
ATATÜRK İNKILAPLARI (DEVRİMLERİ)
I-Siyasi alanda yapılan inkılâplar:
1- Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922)
2- Cumhuriyet’in ilanı (29 Ekim 1923)
3- Halifeliğin Kaldırılması (3 Mart 1924)
II-Toplumsal yaşayışın düzenlenmesi:
1- Şapka İktisası (giyilmesi) Hakkında Kanun (25 Kasım 1925)
2- Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine (kapatılmasına) ve Türbedarlıklar ile Birtakım Unvanların Men ve İlgasına Dair Kanun (30 Kasım 1925)
3- Beynelmilel Saat ve Takvim Hakkındaki Kanunların Kabulü (26 Aralık 1925). Kabul edilen bu kanunlarla Hicri ve Rumi Takvim uygulaması kaldırılarak yerine Miladi Takvim, alaturka saat yerine de milletlerarası saat sistemi uygulaması benimsenmiştir.
4- Ölçüler Kanunu (1 Nisan 1931). Bu kanunla ölçü birimi olarak medeni milletlerin kullandıkları metre, kilogram ve litre kabul edilmiştir.
5- Lakap ve Unvanların Kaldırıldığına Dair Kanun (26 Kasım 1934)
6- Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun (3 Aralık 1934). Bu kanunla din adamlarının, hangi dine mensup olurlarsa olsunlar, mabet ve ayinler dışında ruhani kisve (giysi) taşımaları yasaklanmıştır.
7- Soyadı Kanunu (21 Haziren 1934)
8- Kemal Öz Adlı Cumhur reisimize Atatürk Soyadı Verilmesi Hakkında Kanun (24 Kasım 1934)
9- Kadınların medeni ve siyasi haklara kavuşması:
a- Medeni Kanun’la sağlanan haklar
b- Belediye seçimlerinde kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanıyan kanunun kabulü (3 Nisan 1930)
c- Anayasa’da yapılan değişiklerle kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması (5 Aralık 1934)
III- Hukuk alanında yapılan inkılâplar:
1- Şeriye Mahkemelerinin kaldırılması ve Yeni Mahkemeler Teşkilatının Kurulması Kanunu (8 Nisan 1934)
2- Türk Medeni Kanunu (17 Şubat 1926)
Dini hukuk sisteminden ayrılarak laik çağdaş hukuk sisteminin uygulanmasına başlanmıştır.
IV-Eğitim ve Kültür alanında yapılan inkılâplar:
1- Tevhid-i Tedrisat Kanunu (3 Mart 1924). Bu kanunla Türkiye dahilindeki bütün bilim ve öğretim kurumları Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlanmıştır.
2- Yeni Türk Harflerinin Kabul ve Tatbiki Hakkında Kanun (1 Kasım 1928)
3- Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti’nin Kuruluşu (12 Nisan 1931). Cemiyet daha sonra Türk Tarih Kurumu adını almıştır (3 Ekim 1935). Kültür alanında yeni bir tarih görünüşünü ifade eden kurumun kuruluşuyla ümmet tarihi anlayışından millet tarihi anlayışına geçilmiştir.
4- Türk Dili Tetkik Cemiyeti’nin kuruluşu (12 Temmuz 1932). Cemiyet daha sonra Türk Dil Kurumu adını almıştır (24 Ağustos 1936). Kurumun amacı, Türk dilinin öz güzelliğini ve zenginliğini meydana çıkarmak, onu dünya dilleri arasında değerine yaraşır yüksekliğe eriştirmektir.
5- İstanbul Darülfünunu’nun kapatılmasına Milli Eğitim Bakanlığı’nca yeni bir üniversite kurulmasına dair kanun (31 Mayıs 1933). İstanbul Üniversitesi 18 Kasım 1933 günü öğretime açılmıştır

Türkiye’nin komşuları – Başkentleri:

Ülkemizin sınırları itibariyle sekiz komşu ülkesi bulunmaktadır. 8333 kmlik sahil uzunluğuna sahip olan ülkemizde komşu ülke olarak en uzun sınırımız Suriye, en kısa sınırımız ise Nahcivan iledir.

Türkiyenin Komşuları Hangileridir? Türkiyenin Komşu Ülkeleri

Doğu komşuları

Gürcistan: Türkiye ile ekonomik ilişkiler içinde de bulunan Gürcistan, Türkiye’den hem ithalat yapmakta hem de ihracat yapmaktadır. Başkenti Tiflis’tir.

Ermenistan: SSCB’ye bağlı iken bu birliğin 1991 yılında dağılmasıyla bağımsızlığını kazanan Ermenistan’ın başkenti Erivan’dır. Azerbaycan’a ait bir bölge olarak kabul edilmiş olan Dağlık Karabağ bölgesinin %20′sini işgal etmesinden dolayı Türkiye, bu ülke ile sınırlarını kapatmıştır.

Nahcivan: iç işlerinde özerk, dış işlerinde ise Azerbaycan’a bağlı bir bölge olan ülkenin başkenti de Nahcıvan’dır

İran: Türkiye’nin komşuları arasında, yüzölçümü Türkiye’den büyük olan tek ülke olan İran’ın başkenti Tahran.

Güneydoğu komşusu

Irak: petrol zenginliği ve tarıma elverişliliği nedeniyle oldukça jeopolitik bir öneme sahip olan Irak, İran’dan sonra yüzölçümü en geniş ülkedir. Başkenti ise Bağdat’tır.

Güney komşusu

Suriye: başkenti Şam

Batı komşuları

Bulgaristan; başkenti Sofya

Yunanistan; başkenti Atina

COĞRAFYA
İç Anadolu Bölgesi:
Dağları: Karacadağ, Melendiz, Hasandağı, Erciyes, Tahtalı, Tecer, Yıldız, Ak Dağları, Sundiken ve Sivrihisar Dağları
Platoları: Haymana, Cihanbeyli, Obruk
Gölleri: Tuz, Eber, Akşehir, Çavuşçu, Seyfe, Sultan sazlığı, Tuzla ve Acıgöl
Akarsuları: Kızılırmak, Delice Çayı, Çekerek Suyu, Ankara Çayı, Porsuk Çayı
Tarım Ürünleri: buğday, arpa, yulaf, şeker pancarı, baklagiller, patates, elma
Yeraltı Zenginlikleri: florid , krom, linyit, bakır, çinko, kurşun, manganez, jips, mika, lületaşı
Karadeniz Bölgesi:
Dağları: Ilgaz, Canik, Bolu, Köroğlu, Yalnızçam, Çimen, Mescit, Küre, Bolu ve Doğu Karadeniz Dağları
Ovaları: Çarşamba, Bafra
Gölleri: Tortum, Abant Yedi Göller, Borabay, Sera
Tarım Ürünleri: Fındık, çay, mısır, tütün, şeker pancarı, keten, kenevir, fasulye, pirinç, buğday, çeltik
Yeraltı Zenginlikleri: bakır, maden kömürü, linyit
Marmara Bölgesi:
Dağları: Yıldız, Koru, Biga, Kaz, Kapı, Işıklar, Uludağ
Tarım Ürünleri: ayçiçeği, buğday, tütün, şeker pancarı, pamuk, mısır, fındık, zeytin, pirinç patates,
Yeraltı Zenginlikleri:
Önemli Tarihi Yerleri: Dolmabahçe Sarayı, Topkapı Sarayı, Resim ve Heykel Müzesi, Güzel Sanatlar Galerisi, Deniz Müzesi, Askeri Müze, Ayasofya, Yerebatan Sarayı, Su kemerleri, Anadolu ve Rumeli Hisarları, Galata Kulesi, Sultanahmet Camii, Süleymaniye Camii, Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprüleri
Doğu Anadolu Bölgesi:
Dağları: Mercan, Nemrut, Süphan, Buzul, Ağrı, Aladağ, Tendürek
Ovaları: Yüksekova
Gölleri: Van gölü,
Akarsuları: Fırat, Dicle, Aras, Büyük Zap, Kura Ceyhan
Tarım Ürünleri: buğday, arpa, yulaf, baklagiller, şeker pancarı, tütün, pamuk çeşitleri,
Yeraltı Zenginlikleri: demir, bakır, kurşun, çinko, gümüş, krom, linyit
Ege Bölgesi:
Dağları: Aydın Dağları, Bozdağlar, Dumlu Dağı, Yunt Dağı, Madra Dağı, Kaz Dağı, Eğrigöz Dağı, Türkmen Dağı, Şaphane Dağı, Sandıklı Dağları
Ovaları: Büyük ve Küçük Menderes Ovaları, Gediz Ovası ve Bakırçay Ovası
Körfezleri: Edremit, Çandarlı, İzmir, Kuşadası, Güllük, Gökova
Akarsuları: Büyük ve Küçük Menderes, Bakırçay, Simav (Susurluk), Gediz, Porsuk
Barajları: Adıgüzel, Kemer, Gediz, Demirköprü
Tarım Ürünleri: Çekirdeksiz üzüm, turunçgil, mısır, incir, zeytin, haşhaş, şeker pancarı ve buğday
Yeraltı Zenginlikleri: Linyit, zımpara taşı, cıva, demir, krom
Akdeniz Bölgesi:
Dağları: Toros Dağları, Amanos Dağları (Nur Dağları), Tahtalı Dağları, Bey Dağları, Akdağlar, Çiçekbaba Dağları, Sultan Dağları, Geyik Dağları, Bolkar Dağları, Binboğa Dağları
Ovaları: Çukurova, Silifke, Antalya, Finike, Fethiye, Köyceğiz, Amik(Hatay), Sağlık(Türkoğlu- Kahramanmaraş), Acıpayam(Denizli), Isparta ve Burdur Ovları, Elmalı, Kestel, Korkuteli
Gölleri: Beyşehir, Eğirdir, Burdur, Acıgöl, Kestel, Avlan, Suğla, Salda ve Söğüt
Akarsuları: Dalaman, Kocaçay(Eşen Çayı), Derme, Alakır, Aksu, Köprü ve Manavgat Çayları, Göksu Nehri, Tarsus Çayı, Seyhan, Ceyhan ve Asi Nehirleri
Geçitleri: Belen ( İskenderun – Antakya), Gülek ( Adana – Ulukışla – Ankara), Sertavul ( Silifke – Karaman) ve Çubuk ( Antalya – Göller yöresi)
Tarım Ürünleri: buğday, pamuk, zeytin, turunçgil, mısır, yer fıstığı, susam, anason, baklagiller, gül, şeker pancarı, haşhaş, soya fasulyesi, üzüm, elma, erik, muz, çilek
Yeraltı Zenginlikleri: Krom, boksit, demir, linyit,
Güneydoğu Anadolu Bölgesi:
Dağları:
Ovaları: Altınbaşak, Suruç, Gaziantep, Barak, Adıyaman, Şanlı Urfa, Harran, Ceylanpınar
Gölleri: Azaplı, İnekli, Gölbaşı
Barajları: Devegeçidi, Dicle, Batman
Tarım Ürünleri: tahıl, baklagil, pamuk, susam, ayçiçeği, Antep fıstığı, buğday, kırımızı mercimek, nohut, tütün, üzüm, zeytin
Yeraltı Zenginlikleri: Fosfat, petrol, çimento

  • Yorumla
  • Yorumlar
    • Abdurrahman
    • 15 Temmuz 2013 - 18:21:39
    • elinize sağlık başka sitelere de baktım ama sizinki kadar kapsamlı bilgilere ulaşamadım tebrik ederim.

    • memur
    • 15 Temmuz 2013 - 21:48:56
    • Teşekkür ederiz efendim, elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz.

    • ismail
    • 25 Eylül 2013 - 18:35:25
    • peki gardiyanlıkta vücutta (kol-sırt) dövme önemlimi yani dövmesi olan biri gardiyan olabilirmi ?

    • ismail
    • 10 Kasım 2013 - 23:28:39
    • 2 aydır cevap bile vermiyosunuz arkadaşım bumu senin yardımcı olma anlayışın ?

    • Tuğrul
    • 11 Kasım 2013 - 11:04:27
    • Kıyafetin dışına taşmayan yani görünmeyen yerlerdeki dövme herhangi bir problem yaratmamaktadır.

ANKET

Kimi Cumhurbaşkanı Seçerdiniz?

Yükleniyor ... Yükleniyor ...
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz
Yandex.Metrica